Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan ihracat tarafında 2026 yılının ilk yarısı rakamları belli oldu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere rağmen ihracatımız 136,1 milyar dolara ulaşarak artış trendini korudu. Ancak artan ihracat rakamları, beraberinde ithalat faturasını da kabartarak dış ticaret dengesindeki yapısal zorlukları yeniden hatırlattı.
Rakamlar ne anlatıyor
Ticaret Bakanlığı verileri, yılın ilk altı ayında ihracatın yıllık yüzde 3,6 arttığını gösteriyor. Özellikle haziran ayındaki yüzde 21,9'luk sıçrama, küresel talepteki hareketliliğe işaret ediyor. Fakat aynı dönemde ithalatın da yüzde 23,1 oranında artması, üretim hattımızın hala dışarıdan gelen hammadde ve ara mala muhtaç olduğunu kanıtlıyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 71,9 seviyelerine gerilerken, bu tablo sadece daha fazla ürün satmanın ekonomik refah için yeterli olmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Sürdürülebilir büyümenin anahtarı
Sektör temsilcileri, 2028 yılı için konulan 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmanın yolunun sadece üretim bandını hızlandırmaktan geçmediğini vurguluyor. Yatırım malları ihracatındaki yüzde 32,7'lik artış, katma değerli üretime geçiş için umut verici bir sinyal olarak görülüyor. Gelecek dönemde Türkiye'nin asıl sınavı, ihraç edilen her bir doların içine daha fazla teknoloji ve tasarım sığdırabilmek olacak. Eğer enerji fiyatları dengede kalır ve Avrupa ekonomisi toparlanırsa, yıl sonu hedefi olan 275-280 milyar dolarlık ihracat hacmi gerçekçi bir beklenti olmaya devam ediyor.