İstanbul'un hızla betonlaşan çehresine inat, doğayla yeniden bağ kurmak isteyenler için Arnavutköy'de yepyeni bir rota oluşturuldu. Dursunköy Mahallesi İstanbul Caddesi üzerinde, yaklaşık 60 dönümlük geniş bir araziyi kapsayan bu özel proje, sadece bir tarım alanı değil, aynı zamanda şehrin gürültüsünden uzaklaşmak isteyen aileler için bir yaşam merkezi olarak tasarlandı. Çilek ve lavanta kokularının birbirine karıştığı bu yeni merkez, bugün düzenlenen resmi törenle kapılarını ziyaretçilerine açtı.
Şehrin ortasında organik bir deneyim alanı
Dualar ve İstiklal Marşı eşliğinde gerçekleşen açılış törenine Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören ve çok sayıda vatandaş katıldı. Projenin en dikkat çekici yanı, ziyaretçilerin sadece izleyici değil, bizzat üretici konumunda olabilmesi. Alana gelen misafirler, ellerine aldıkları sepetlerle organik çilekleri dalından toplama şansına sahip olurken, lavanta bahçelerinde oluşturulan özel alanlarda keyifli vakit geçirebiliyorlar. Sadece çilek ve lavanta ile sınırlı kalmayan projede; domates, biber, patlıcan, salatalık ve karpuz gibi mevsimlik sebze ve meyvelerin yetiştirileceği geniş alanlar da yer alıyor.
Toprakla tanışan nesiller yetişiyor
Projenin en önemli hedeflerinden biri de çocukların tarım ve toprakla doğrudan temas kurmasını sağlamak. Açılış töreni sırasında çocuklar, uzmanlar eşliğinde lavanta ekim sürecine katılarak toprağı elleriyle işleme deneyimi yaşadı. Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, bu girişimin sadece Arnavutköy sakinlerine değil, tüm İstanbul'a hitap ettiğini vurgulayarak, agro turizm alanında dünyadaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti. Candaroğlu, çocukların kendi diktikleri ürünlere can suyu vererek tarımı ve doğayı anlama fırsatı bulduklarını, bu atölye çalışmalarının onların bilişsel ve duygusal gelişimlerine büyük katkı sağladığını ifade etti.
Doğal ürünlerden katma değerli üretime
Proje, sadece hasat dönemiyle sınırlı kalmayacak bir vizyonla kurgulandı. Lavanta bahçelerinde yetiştirilen ürünlerin, tesis bünyesinde işlenerek lavanta yağı, kolonya ve sabun gibi doğal kozmetik ürünlerine dönüştürülmesi planlanıyor. Bu sayede hem tarımsal verimlilik artırılacak hem de yerel üretimin katma değeri yükseltilecek. Etkinlikte çocuklara eşlik eden öğretmenlerden Gülbahar Yıldız, bu tür doğal ortamların çocukların sosyal ve duygusal becerilerini beslediğini belirtirken, küçük ziyaretçi Mert Ege ise lavanta ekim sürecine dahil olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Arnavutköy'ün bu yeni tarım rotası, İstanbullulara hafta sonlarını değerlendirebilecekleri, hem eğitici hem de huzurlu bir alternatif sunuyor.