Pendik’te yaşayan Muhammet Emin Turan, boşanma aşamasındaki eski eşinin başka birinden dünyaya getirdiği çocuğun nüfusuna kaydedilmesiyle büyük bir hukuk mücadelesine girdi. Yıllar süren davanın sonunda çocukla bir bağı olmadığını kanıtlasa da mahkeme, yargılama masraflarını ödeme yükümlülüğünü ona bıraktı.
Hukuki süreç nasıl tıkandı
Turan, 2019 yılında açtığı boşanma davası sürerken, eşinin başka bir ilişkiden doğan bebeğinin kendi nüfusuna geçtiğini fark etti. Hemen soybağının reddi davası açtı ve Adli Tıp Kurumu raporuyla çocuğun biyolojik babası olmadığını ispatladı. Ancak mahkeme, çocuğa atanan kayyumun vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri olan 45 bin TL’yi Turan’ın ödemesine karar verdi.
Peki bu seni nasıl etkiler
Bu karar, sadece bir kişinin yaşadığı mağduriyet değil; sistemdeki bir açığı gözler önüne seriyor. Evlilik birliği içinde doğan her çocuk, biyolojik bağı olmasa bile eşin nüfusuna otomatik işleniyor. Bu durum, haksız yere nüfusuna çocuk kaydedilen kişileri, hem yasal süreçle uğraştırıyor hem de masrafları cebinden ödemek zorunda bırakıyor.
Bundan sonra ne olacak
Turan, ödemek zorunda kaldığı 45 bin TL’lik masraf için itiraz haklarını kullanmaya hazırlanıyor. Benzer durumda olan birçok kişi, "mağdur olduğum halde neden masrafı ben ödüyorum?" sorusuna yanıt ararken, gözler bu tip davalarda masrafların nasıl paylaştırılacağına dair düzenlemelere çevrildi.