Havadis | İstanbul | Sarayın gizli hazineleri gün yüzüne çıkıyor: 500 yıllık nakışlar yeniden hayat buluyor

Sarayın gizli hazineleri gün yüzüne çıkıyor: 500 yıllık nakışlar yeniden hayat buluyor

Milli Saraylar bünyesindeki uzman eller, yüzyıllara meydan okuyan tarihi seccade ve halıları titiz bir restorasyon süreciyle geleceğe taşıyor. Safevi döneminden Osmanlı saraylarına hediye edilen nadide parçaların da aralarında bulunduğu eserler, özgün dokularına sadık kalınarak yeniden sergilenmeye hazırlanıyor.

Milli Saraylar bünyesindeki uzman eller, yüzyıllara meydan okuyan tarihi seccade ve halıları titiz bir restorasyon süreciyle geleceğe taşıyor. Safevi döneminden Osmanlı saraylarına hediye edilen nadide parçaların da aralarında bulunduğu eserler, özgün dokularına sadık kalınarak yeniden sergilenmeye hazırlanıyor.

Sarayın gizli hazineleri gün yüzüne çıkıyor: 500 yıllık nakışlar yeniden hayat buluyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İstanbul'un tarihi dokusunu yansıtan saray koleksiyonları, uzman restoratörlerin sabırlı ve titiz çalışmalarıyla yeniden hayat buluyor. Milli Saraylar Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Yıldız Şale Köşkü yerleşkesindeki Halı Restorasyon Atölyesi, 16. yüzyıldan günümüze ulaşan paha biçilemez seccade ve halıları, adeta bir cerrah titizliğiyle onararak sergilenmeye hazır hale getiriyor. Geçmişin izlerini taşıyan bu dokumalar, sadece birer eşya değil, aynı zamanda dönemin sanat anlayışını ve kültürel mirasını günümüze taşıyan sessiz tanıklar olarak öne çıkıyor.

Safevi mirası ve Osmanlı zarafeti bir arada

Atölyede yürütülen çalışmaların en dikkat çekici kısmını, 16. yüzyıl Safevi dönemine ait üç özel seccade oluşturuyor. Zengin hat programları, yün ve klaptan malzeme kullanımıyla göz dolduran bu eserlerin, Safevi coğrafyasında üretilip Osmanlı sarayına hediye edildiği biliniyor. Eserlerin bordürlerinde yer alan Bakara, Nur, İhlas ve Enbiya gibi surelerin yanı sıra Esmaü’l-Hüsna işlemeleri, dönemin estetik ve manevi derinliğini gözler önüne seriyor. Bunun yanı sıra, Rönesans dönemi Avrupa resimlerinde dekoratif bir unsur olarak sıkça karşımıza çıkan, 16. yüzyıl Bergama üretimi anahtar delikli seccade de koleksiyonun en nadide parçalarından biri olarak dikkat çekiyor.

Geçmişin dokusuna sadık restorasyon süreci

Restorasyon süreci, sadece bir onarım değil, aynı zamanda bir belgeleme ve koruma operasyonu olarak yürütülüyor. Halı Onarım Ustası Sadi Öztürk, çalışmaların her aşamasında eserin özgün yapısının korunmasına büyük önem verdiklerini belirtiyor. Öncelikle eserlerin mevcut durumu ayrıntılı bir şekilde belgeleniyor, ardından yıpranan atkı ve çözgü telleri tespit ediliyor. Restorasyon aşamasında ise eserin orijinal dokusuna ve renk paletine uygun iplikler özel kazanlarda kaynatılarak boyanıyor. Eksik ilmeklerin tamamlanması, saçakların yerleştirilmesi ve son olarak tesviye ile ütü işlemlerinin ardından eserler, ait oldukları sarayların atmosferine geri dönmeye hazır hale getiriliyor.

Sarayların hafızası olan halılar korunuyor

Atölyedeki çalışmalar sadece seccadelerle sınırlı kalmıyor; Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız saraylarının koleksiyonlarında bulunan devasa boyutlardaki tarihi halılar da aynı özenle restore ediliyor. Yıldız Sarayı Şale Köşkü’nün 8 numaralı odasına ait Hereke halısı, Dolmabahçe Sarayı Harem Dairesi’nde kullanılan Gördes halısı ve 1901 tarihli Feshane-i Fabrika-yı Hümayun imzalı ipek halı gibi eserler, uzmanların ellerinde yeniden hayat buluyor. Konservasyon süreçleri iki ila dört ay sürerken, daha kapsamlı restorasyon gerektiren büyük boyutlu eserlerin tamamlanması bir buçuk yılı bulabiliyor. 2007 yılından bu yana faaliyet gösteren sekiz kişilik uzman ekip, saray koleksiyonlarındaki bu tarihi dokumaları gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarını büyük bir özveriyle sürdürüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız