Meteoroloji verileri konuşmuyor, termometre konuşuyor. İstanbul'da hava 30 derecenin üzerine çıktı, şehir betonun üzerine adeta yapıştı. Bunun tek bir ilacı var: deniz kenarı. Bebek Sahili de tam bu noktada devreye girdi. Hafta sonunu fırsata çevirenler, evlerinden çıkıp kendilerini boğazın serin sularına bıraktı.

Denize girenler, yürüyüş yapanlar, banklarda oturanlar, piknik yapan aileler ve oltasını kapan balıkçılar. Sahil, bu yoğun kalabalıkla adeta şenlik alanına döndü. Çocuklar yeşil alanlarda koşarken, büyükler güneşin altında serinlemenin yolunu aradı.

Akıntıyı bilmeyenler için tehlike çanları
Aşiyan'ın müdavimi Yasin Ceren, işin sadece serinlemek olmadığını söylüyor. Suyun sıcaklığı 25 dereceyi bulmuş durumda. Ceren, "Sular fena sıcak, 1 ay önce buz gibiydi" diyor. Ama asıl uyarısı akıntı hakkında. Burada yüzmenin tehlikeli olduğunu, akıntıya kapılanları kurtardıklarını anlatıyor. Yine de "Burada boğulma şansın yok" diyerek herkesi bu deneyimi yaşamaya çağırıyor. Ona göre köprünün altından Aşiyan'a yüzmek sporun en güzeli.

Başakşehir'den yüzmeye gelenler var
Sıcak sadece sahil semtlerini etkilemiyor. Başakşehir'den kalkıp Bebek'e gelen Cemil Bayram, suyun temizliğine dikkat çekiyor. Akıntı sayesinde süzülüp gittiklerini söylüyor. "İstanbul genelinde büyük bir sıcaklık var. Bunaldığımız zaman gelip kendimizi boğaza atıyoruz" diye konuşuyor. Yani buraya gelmek artık bir rutin haline gelmiş.

Balık tutanlar da boş dönmüyor
Sahil sadece yüzenlere değil, olta atanlara da ev sahipliği yapıyor. Eşiyle gelen Necibe Turan, hafta içi çalıştıklarını, bu yüzden hafta sonunu böyle değerlendirdiklerini anlatıyor. "Sıcakta buraya gelmek bizi rahatlatıyor" diyor. Mustafa Sürücüer ise Etiler'den geldiğini söylüyor. Hedefi belli: "1-2 kilo balıkla eve gitmek." Esen rüzgarın kendilerini serinlettiğini ve keyiflerinin yerinde olduğunu da ekliyor.

