Türk Telekom, iklim kriziyle mücadele kapsamında enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklara yönlendiriyor. Şirket, dijital altyapısını çevreci sistemlerle güncelleyerek hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de karbon ayak izini küçültüyor.
Sivas'ta kurulan güneş enerjisi santrali, şirketin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 15'ini tek başına karşılıyor. Malatya ve Ağrı'da planlanan yeni tesislerle birlikte Türk Telekom, yıllık 800 GWh enerjiyi kendi güneş panellerinden elde etmeyi hedefliyor. Bu dönüşüm, her yıl 350 bin ton karbonun atmosfere salınmasını engelleyecek.
YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARI HIZLANIYOR
Şirket, operasyonel süreçlerin ötesine geçerek elektrikli araç şarj ağı E4 Şarj ile kullanıcıların çevreci ulaşımına destek veriyor. Veri merkezlerini de en yeni yeşil sistemlerle donatan Türk Telekom, CDP İklim Değişikliği Programı'ndan "A" notunu alarak bu alandaki küresel liderliğini pekiştiriyor.
DİJİTALLEŞME İKLİM HEDEFLERİNİ DESTEKLİYOR
CEO Ebubekir Şahin, teknolojiyi sürdürülebilir bir gelecek için en güçlü araç olarak tanımlıyor. Şirket, 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı planlıyor. Önümüzdeki 2-3 yıl içinde tamamlanacak GES projeleriyle birlikte, Türk Telekom enerji bağımsızlığı hedefine bir adım daha yaklaşıyor. Peki, dijitalleşen dünyanın bu yeşil dönüşümü faturalara ve hizmet kalitesine nasıl yansıyacak? Şirketin attığı bu adımlar, sektördeki diğer teknoloji devleri için de yeni bir standart belirliyor.