Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Teknopark İstanbul’da düzenlenen Vecihi Hürkuş Teknoloji Ödülleri'nde Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu rakamlarla özetledi. İki on yıl önce 1,2 milyar dolar seviyesinde olan yıllık Ar-Ge bütçemiz, bugün 20 milyar dolara tırmandı. Bu hamle, Türkiye’nin teknoloji yarışında OECD ülkeleri arasında en hızlı yükselen ikinci ülke olmasını sağladı.

Rakamlar değişimi kanıtlıyor
Türkiye, 2000 yılında 71 uluslararası patent başvurusuyla dünyada 36’ncı sırada yer alıyordu. Bugün ise 2 binin üzerinde başvuruyla 16’ncı sıraya kadar yükseldi. Sadece sayısal bir artıştan bahsetmiyoruz; Hürkuş, Hürjet ve Kaan gibi projeler, yerli mühendislik gücünün artık tasarım aşamasından üretime geçtiğini gösteriyor. Teknopark İstanbul’un kurulduğu günden bu yana gerçekleştirdiği 1,5 milyar dolarlık ihracat da bu ekosistemin ekonomik karşılığını somutlaştırıyor.

Peki bu durum senin hayatını nasıl etkiler:
Savunma sanayiinde yakalanan bu ivme, sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda nitelikli iş gücü ve yüksek teknoloji üretimi anlamına geliyor. 11 binden fazla mühendisin çalıştığı bir merkezden çıkan teknolojiler, zamanla günlük hayatta kullandığımız cihazlardan yazılımlara kadar pek çok alana yayılıyor. Türkiye dışa bağımlılığı azaltarak kendi teknolojisini geliştirdikçe, yerli girişimlerin sayısı artıyor ve bu da gençler için yeni iş kapıları açıyor.

Bundan sonra ne olacak
Görgün’ün vurguladığı "küresel teknoloji ortaklıkları" hedefi, Türkiye’nin sadece kendi ihtiyacını karşılayan değil, dünyada söz sahibi bir teknoloji ihraç eden ülke olma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde patent sayıları ve yerli teknoloji girişimlerinin başarısı, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının en önemli göstergelerinden biri olmaya devam edecek.