İstanbul’da düzenlenen 5’inci Türkiye Denizcilik Zirvesi, denizcilik sektörünün geldiği noktayı gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin son 23 yılda attığı adımlarla denizlerdeki gücünü katladığını vurguladı.

Denizcilikte büyük sıçrama
Türkiye, 2002 yılında dünya denizcilik filosunda 17’nci sırada yer alıyordu. Bugün ise 2 bin 234 gemilik kapasitesiyle 11’inci sıraya yükseldi. Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa limanları, dünyanın en yoğun 100 limanı arasına girdi. Yılmaz, gemi inşa sanayisinin de dünya genelinde 7’nci sırada olduğunu ve özellikle mega yat üretiminde dünya ikinciliğine ulaştığını belirtti.

Limanlar ve ticaret rotaları
Deniz ulaşımının küresel ekonomi için kritik bir damar olduğunu belirten Yılmaz, alternatif güzergahların önemine dikkat çekti. Türkiye, 85 faal tersanesi ve 65 yat limanıyla Akdeniz’deki etkinliğini koruyor. Ayrıca gemi geri dönüşüm sektöründe Avrupa’nın lideri olan Türkiye, dünya genelinde de 3’üncü sırada yer alıyor. Hükümet, liman kapasitelerini artırmaya ve küresel ticaret ağındaki payını büyütmeye devam edecek.

Peki bu gelişme ne anlama geliyor?
Denizcilikteki bu büyüme, Türkiye’nin hem ihracat hem de lojistik merkez olarak önemini artırıyor. Limanların dünya sıralamasında yükselmesi, daha fazla geminin Türkiye’ye uğraması ve ticaret hacminin genişlemesi demek. Bu da doğrudan istihdam ve döviz girişi olarak ekonomiye yansıyor. Önümüzdeki dönemde yeni denizcilik anlaşmalarıyla bu ağın daha da genişlemesi bekleniyor.
