Türkiye ekonomisi son yıllarda döviz krizlerinden depremlere kadar pek çok zorlu sınavdan geçti. Ancak Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, bu süreçte Türkiye'de pozisyonunu koruyan yatırımcıların, genel kanıya uyup kaçanlardan çok daha fazla kazandığını vurguluyor. Tezmen'e göre, Türkiye'nin sunduğu yapısal fırsatlar, uluslararası piyasalarda sürekli abartılan risklerin çok önünde.
YATIRIMCIYA SUNULAN YENİ AVANTAJLAR
Türkiye, Mayıs 2023’te başlayan sıkı para politikası adımlarıyla enflasyonla mücadelede radikal bir dönüşüme girdi. Politika faizinin yüzde 50'ye çıkarılması, uzun süredir yatırımcıyı ürküten negatif reel faiz dönemini kapattı. Bununla birlikte, yurt dışı gelirlerine 20 yıl vergi muafiyeti ve ihracatçı şirketler için kurumlar vergisinin yüzde 12,5'e indirilmesi gibi adımlar, ülkeyi sadece bir pazar değil, ciddi bir üretim üssü haline getiriyor.
STRATEJİK KONUMUN GÜCÜ
Küresel tedarik zincirlerinin yeniden kurulduğu bu dönemde Türkiye, Avrupa ve Orta Asya arasındaki köprü konumunu daha verimli kullanıyor. İstanbul Finans Merkezi gibi kurumlar, sadece birer bina değil, ülkenin bölgesel bir merkez olma hedefini somutlaştırıyor. Tezmen, bu durumu "Riskleri görmezden gelmiyoruz, onları doğru fiyatlıyoruz" diyerek özetliyor. Peki, küresel sermaye bu çağrıya ne kadar kulak verecek? Cevabı önümüzdeki dönemdeki doğrudan yatırım miktarları belirleyecek.