Teknolojik değişim hızlanırken iş hayatındaki dengeler de yeniden kuruluyor. Özellikle kadınların ağırlıklı olarak görev aldığı idari ve rutin işler, yapay zekâ teknolojileriyle büyük bir değişim sürecine girdi. Peki bu durum kariyer kapılarını kapatıyor mu yoksa yeni fırsatlar mı sunuyor?
Yapay zekâ eşitsizliği artırabilir
Sekreterlik, muhasebe, çağrı merkezi ve insan kaynakları gibi alanlar otomasyona en açık sektörlerin başında geliyor. Dr. Öğr. Üyesi Selda Tunç Subaşı, kadınların bu alanlarda yoğunlaşmasının zaten var olan bir mesleki ayrışma olduğunu belirtiyor. Yapay zekâ, bu yapısal sorunu çözmek yerine mevcut cinsiyet eşitsizliklerini daha da belirgin hale getirme riski taşıyor. İşlerin parçalanması ve bazı görevlerin makinelere devredilmesi, kadınları daha güvencesiz ve düşük ücretli pozisyonlara itebilir.
Yeni dönemin anahtarı eğitim
Teknolojik dönüşümü sadece bir tehdit olarak görmek yerine, kadınların daha nitelikli roller üstlenmesi için bir fırsata dönüştürmek mümkün. Bunun için kadınların sadece yapay zekâ kullanıcısı değil, bu teknolojileri tasarlayan ve yöneten tarafta olması şart. Üniversiteler, müfredatlarına sadece teknik dersler eklemekle yetinmemeli. Eleştirel düşünceyi ve dijital okuryazarlığı birleştiren, cinsiyet eşitliğini gözeten kapsayıcı eğitim modellerine ihtiyaç var. Kurumların ise kadınlara sunduğu beceri kazandırma programlarını, onların bakım sorumluluklarını ve zaman kısıtlarını gözeterek tasarlaması kritik önem taşıyor.