Havadis | İzmir | 73 yaşında kampüse girdi, 20 yaşında bir genç gibi çıktı: Üniversitede ikinci bahar

73 yaşında kampüse girdi, 20 yaşında bir genç gibi çıktı: Üniversitede ikinci bahar

İzmir Ekonomi Üniversitesi, 65 yaş üstü bireyleri Bilge Yaşam projesiyle yeniden sıralara taşıyarak öğrenmenin yaşının olmadığını kanıtladı. Sosyal hayata aktif katılımı hedefleyen bu özel program, katılımcıların hayat enerjisini tazeliyor.

İzmir Ekonomi Üniversitesi, 65 yaş üstü bireyleri Bilge Yaşam projesiyle yeniden sıralara taşıyarak öğrenmenin yaşının olmadığını kanıtladı. Sosyal hayata aktif katılımı hedefleyen bu özel program, katılımcıların hayat enerjisini tazeliyor.

73 yaşında kampüse girdi, 20 yaşında bir genç gibi çıktı: Üniversitede ikinci bahar
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İzmir Ekonomi Üniversitesi kampüsü, geçtiğimiz günlerde alışılagelmişin dışında bir enerjiye ev sahipliği yaptı. Genç öğrencilerin cıvıltısına, bu kez hayat tecrübeleriyle dolu koca çınarların heyecanı karıştı. 65 yaş ve üzerindeki bireyleri yeniden akademik bir ortamda buluşturan Bilge Yaşam projesi, öğrenmenin ve hayatın içinde aktif kalmanın herhangi bir yaş sınırına tabi olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Beş gün boyunca üniversitenin tüm imkanlarından yararlanan katılımcılar, dersliklerde ve konferans salonlarında yeniden öğrenci olmanın tadını çıkardı. Programın sonunda sertifikalarını gururla alan 26 katılımcı, bu başarıyı hep birlikte pasta keserek kutladı.

Avrupa Birliği projesinden kalıcı bir sosyal sorumluluk modeline

İzmir Ekonomi Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (EKOSEM) Müdürü Prof. Dr. Nesrin Oruç Ertürk’ün yürütücülüğünde 2020 yılında temelleri atılan Bilge Yaşam: Yaşlılık Karşıtlığı Hakkında Farkındalık başlıklı proje, aslında uluslararası bir girişimin parçasıydı. Türkiye ile eş zamanlı olarak Yunanistan, İtalya, Almanya, Macaristan ve Polonya’da da uygulanan bu çalışma, ileri yaştaki bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyordu. Proje resmi olarak tamamlanmasına rağmen, gelen yoğun talep ve katılımcıların gösterdiği büyük ilgi, üniversite yönetimini harekete geçirdi. İEÜ, bu talebe kayıtsız kalmayarak projeyi kendi imkanlarıyla sürdürme kararı aldı. Böylece Avrupa Birliği desteğiyle başlayan bu girişim, üniversitenin kalıcı ve örnek teşkil eden sosyal sorumluluk projelerinden biri haline dönüştü. Bugüne kadar 300’ü aşkın kişiye ulaşan proje, yaşlı bireylerin sosyal yaşamın ve öğrenme yolculuğunun vazgeçilmez bir parçası olduğunu kanıtladı.

Sandalye yogasından dijital güvenliğe uzanan eğitim yelpazesi

Katılımcılara sunulan eğitim programı, fiziksel ve zihinsel sağlığı destekleyecek şekilde oldukça kapsamlı hazırlandı. Koca çınarlar, sandalye yogası ve meditasyon ile bedenlerini esnetirken, sanat ve nefes terapisiyle ruhlarını dinlendirme fırsatı buldu. Günümüz dünyasının vazgeçilmezi olan sosyal medya kullanımı, ilk yardım ve dijital güvenlik gibi konularda verilen eğitimler ise katılımcıların teknolojiyle olan bağını güçlendirdi. Prof. Dr. Nesrin Oruç Ertürk, katılımcıların kampüse ilk geldikleri andaki meraklı bakışlarının, eğitimler ilerledikçe yerini büyük bir mutluluğa bıraktığını ifade ediyor. Ertürk, bu süreci şu sözlerle özetliyor: Katılımcılarımızın kampüs ortamında bulunmaları, yeni bilgiler edinmeleri ve kendilerine vakit ayırmaları onları gerçekten çok mutlu etti. Bilge Yaşam’ın ne kadar önemli bir ihtiyaca karşılık verdiğini açıkça gördük.

73 yaşında gelen gençlik hissi

Eğitimlerin en çarpıcı yanı, katılımcıların üzerinde yarattığı psikolojik değişim oldu. Prof. Dr. Ertürk, bir katılımcının kurduğu şu cümlenin projenin başarısını özetlediğini belirtiyor: Buraya gelirken 73 yaşındaydım, çıkarken kendimi yeniden 20 yaşında bir üniversite öğrencisi gibi hissettim. Evden çıkmanın, yeni insanlarla tanışmanın ve televizyon karşısında vakit geçirmek yerine akranlarıyla sohbet etmenin onlara çok iyi geldiğini ifade eden Ertürk, katılımcıların özgüvenlerinin nasıl arttığına dikkat çekiyor. Yaz aylarında gerçekleştirilen ve duyuruları aylar öncesinden yapılan bu eğitimler, kulaktan kulağa yayılarak daha fazla kişiye ulaşıyor. Farklı kuşakları üniversite çatısı altında buluşturan bu model, ileri yaştaki bireylerin dijital dünyaya uyumunu desteklerken, fiziksel ve ruhsal iyi oluşlarına da büyük katkı sağlıyor. Üniversite, yaş almanın öğrenmeye, gelişmeye ve hayata yeni şeyler katmaya engel olmadığını savunarak, bu sosyal sorumluluk modelini daha da genişletmeyi hedefliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız