İzmir'in Bornova Ovası'nda yer alan Yeşilova Höyüğü, toprağın derinliklerinde 8 bin 500 yıl öncesine ait, bugünkü Ege yaşamıyla şaşırtıcı benzerlikler taşıyan bir medeniyetin hikayesini saklıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ege Üniversitesi, İzmir Ticaret Odası ve Bornova Belediyesi'nin destekleriyle yürütülen kazı çalışmaları, kentin ilk yerleşik sakinlerinin sadece hayatta kalma mücadelesi vermediğini, aynı zamanda oldukça gelişmiş bir sosyal düzen kurduklarını kanıtlıyor. Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin'in liderliğinde sürdürülen bu arkeolojik serüven, ilk İzmirlilerin barışçıl, özgürlükçü ve çevreye duyarlı bir yaşam sürdüklerini gözler önüne seriyor.
Ortak sofralarda buluşan özgür bireyler
Kazı alanında gün yüzüne çıkarılan bulgular, bu kadim toplumun mimari ve sosyal yapısının ne kadar organize olduğunu gösteriyor. İlk İzmirliler, birbirinden bağımsız kırma çatılı evlerde yaşayarak bireysel yaşam alanlarını korumuşlar. Ancak bu bağımsızlık, toplumsal dayanışmanın önüne geçmemiş. Özellikle 2026 yılı kazılarında ortaya çıkarılan açık mutfak işlikleri, ailelerin kendi evlerindeki ocakların yanı sıra, yerleşimin dışında ortak kullanım alanlarında da bir araya geldiklerini kanıtlıyor. Doç. Dr. Zafer Derin, bu durumu günümüz köy kültüründeki ortak üretim anlayışına benzeterek, ilk İzmirlilerin birlikte yaşamı şekillendirme konusunda oldukça ileri bir seviyede olduklarını vurguluyor.
Denizden gelen lezzet ve estetik tutkusu
Yeşilova Höyüğü'ndeki sofralar, bugünkü Ege mutfağının temelini oluşturan deniz ürünleriyle doluydu. Kazılarda bulunan ağ ağırlıkları, topluluğun balıkçılığı organize bir şekilde yaptığını ve çipura gibi balıkları severek tükettiğini gösteriyor. Sadece beslenme alışkanlıkları değil, kişisel bakım ve estetik anlayışları da oldukça gelişmişti. Yaklaşık 8 bin yıl öncesine ait özel işlenmiş taş sürme kalemleri ve çeşitli takılar, bu insanların günlük yaşamlarında süslenmeye ve kişisel bakıma önem verdiklerini kanıtlıyor. Siyah karbon içerikli sürmeler, dönemin estetik anlayışının bir parçası olarak kullanılıyordu.
Felaketlerin ardından yeniden kurulan yaşam
Arkeolojik katmanlar, Yeşilova'da yaşayanların büyük felaketlerle karşılaştıklarını ancak pes etmediklerini gösteriyor. Binlerce yıl önce yaşanan şiddetli bir yangın, yerleşimin sonunu getirmiş; hatta duvarların erimesine neden olacak kadar yüksek bir ısıya ulaşıldığı kalıntılardan anlaşılıyor. Ancak bu felaketler, topluluğun aynı bölgede köylerini defalarca yeniden kurmalarına engel olmamış. Çevreci bir yaklaşımla, kırılan öğütme taşlarını bile duvarlarda devşirme malzeme olarak kullanan bu toplum, Ege adalarıyla kurdukları ticari bağlarla da geniş bir coğrafyaya uzanıyordu. Yaklaşık 70 bin metrekarelik alanda devam eden çalışmalar, 500 kişilik bir nüfusun izlerini taşırken, gelecekteki kazıların İzmir'in tarihini çok daha eskilere taşıyabileceği öngörülüyor.