İzmir'de 2020 yılında yaşanan yıkıcı depremin ardından Karabağlar ilçesinde ağır hasar gören binalarını kentsel dönüşümle yenilemek isteyen mülk sahipleri, hayallerindeki güvenli yuvalara kavuşmak yerine büyük bir hukuk ve mağduriyet sarmalına sürüklendi. Yıllarca süren inşaat sürecinin sonunda teslim edilen daireler, iddialara göre ciddi yapısal kusurlar ve tesisat hatalarıyla dolu. Üstelik sözleşme bedellerini ödemelerine rağmen müteahhit firmanın enflasyon bahanesiyle daire başına 2,5 milyon lira ek ücret talep etmesi, bina sakinlerini isyan noktasına getirdi. Vatandaşlar, her seferinde artan bu talepleri Kemal Sunal'ın kült filmi Kibar Feyzo'daki meşhur başlık parası sahnesine benzeterek tepkilerini dile getiriyor.
Hatalar zinciri ve bitmeyen ek ödeme talepleri
2021 yılının Haziran ayında imzalanan sözleşme ile başlayan süreç, 15 artı 3 aylık teslim süresine rağmen 2026 yılının Temmuz ayına kadar uzadı. Bu gecikme süresince kirada kalarak zaten maddi ve manevi yıpranan kat malikleri, inşaatın tamamlanmasıyla birlikte yeni bir şokla karşılaştı. Daire sahiplerinden Kenan Yeniçeri, yaşadıkları süreci şu sözlerle özetledi: Sözleşmede belirlenen bedelin iki katını ödememize rağmen müteahhit sürekli yeni bahanelerle kapımızı çalıyor. Her gittiğimizde farklı bir güncelleme rakamı çıkarıyor. Bu durum tam anlamıyla Kibar Feyzo filmindeki o meşhur kız isteme sahnesine döndü; ağam bizimle eğleniyor sanki. Evlerimizi teslim aldığımızda ise depremden daha fazla hasar görmüş bir yapıyla karşılaştık. Banyo yapıldığında alt kata su sızıyor, duvarlar dökülüyor ve elektrik tesisatı büyük risk taşıyor.
Can güvenliğini tehdit eden imalat hataları
Binadaki sorunlar sadece estetik veya konfor eksikliğiyle sınırlı kalmıyor; doğrudan can güvenliğini tehdit eden ciddi kusurlar da dikkat çekiyor. Nur Üzümcü isimli bir diğer daire sahibi, evine taşınmadan önce tesisat ve boya gibi temel ihtiyaçları kendi cebinden karşılamak zorunda kaldığını belirterek, karşılaştığı vahim durumu şöyle anlattı: Bugün evimde bulunan yangın kapısı ters takılmış durumda. Olası bir yangın anında içeride mahsur kalmamız işten bile değil. Malzemeler o kadar kalitesiz ki, nereyi tutsak elimizde kalıyor. Yaşlı annem ve babam dört yıl boyunca bu evin bitmesini bekledi ancak karşılaştıkları manzara karşısında başka bir yere taşınmak zorunda kaldılar. İnsanlar evlerine geçebilmek için ekstradan yüz binlerce lira harcamak zorunda kaldı.
Hukuki süreç ve müteahhidin sorumluluğu
Daire sahiplerinin avukatı Ali Onar, müteahhidin ek bedel taleplerinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını vurgulayarak, yüklenicinin kendi kusuruyla geciktirdiği bir inşaat için enflasyon farkı talep edemeyeceğini belirtti. Avukat Onar, şu değerlendirmelerde bulundu: Müteahhit, kendi ihmaliyle inşaat süresini aşmışsa, Yargıtay içtihatlarına göre sözleşmenin uyarlanmasını veya ek ödeme yapılmasını isteyemez. Özellikle yangın kapısının ters takılması veya tesisat hataları gibi durumlar, Borçlar Kanunu kapsamında ayıplı ifa teşkil eder. Bu tür kusurlar, yüklenicinin hem hukuki hem de cezai sorumluluğunu doğurur. Kat malikleri, ayıpların giderilmesini veya bedelden indirim yapılmasını talep etme hakkına sahiptir. Şu an tüm apartman sakinleri, kendi imkanlarıyla evlerini yaşanabilir kılmaya çalışırken, yargıdan çıkacak kararı bekliyor.