Kanser bazen yaşam tarzıyla ilgili değil, doğrudan DNA’nızdaki kodlarla ilgilidir. Aile geçmişinizde meme veya yumurtalık kanseri varsa, kendi sağlığınızın yanı sıra çocuklarınızın geleceği için de genetik durumunuzu bilmek büyük önem taşıyor. Uzmanlar, genetik risklerin erken tespitiyle çok daha güvenli bir yol haritası çizilebildiğini belirtiyor.
GENETİK RİSK NASIL ANLAŞILIR
Meme kanserlerinin yüzde 10’u, yumurtalık kanserlerinin ise yüzde 20’ye yakını kalıtsal yollarla nesilden nesile aktarılıyor. Ailenizde genç yaşta kanser vakası yaşandıysa, birden fazla bireyde bu hastalık görüldüyse veya erkeklerde meme kanseri tanısı konulduysa bu durum genetik bir yatkınlığın habercisi olabilir. Uzmanlar bu durumda vakit kaybetmeden detaylı bir aile öyküsü incelemesi yapılmasını ve gerekli görülürse genetik testler ile sürece dahil olunmasını öneriyor.
TEST SONUCU POZİTİF ÇIKARSA NE YAPILMALI
Testin pozitif gelmesi mutlaka kanser olduğunuz anlamına gelmiyor, ancak risk oranınızın yüksek olduğunu gösteriyor. Örneğin, BRCA1 mutasyonu taşıyan kadınlarda meme kanseri riski yüzde 80'lere kadar çıkabiliyor. Bu durumda doktorlar kişiye özel takip programları oluşturuyor. Daha sık yapılan taramalar, koruyucu cerrahi seçenekleri veya ilaçlı tedaviler sayesinde kanser gelişmeden önlem alınabiliyor. Kendi sağlık durumunuzu bilmek, sadece bugün için değil, gelecek nesilleri korumak için de atılacak en kritik adımdır.