İzmir'de yürütülen özgün bir akademik çalışma, geleneksel ebru sanatını yapay zeka ile harmanlayarak Ege'nin kıyı kültürünü ve zeytinyağı mirasını yenilikçi bir tasarım diliyle sofra ekipmanlarına işledi. Yaşar Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen koleksiyon, servis tabaklarını yalnızca birer araç olmaktan çıkarıp kültürel birer anlatıcıya dönüştürdü.
Gastronomide sunumun, lezzetin ayrılmaz bir parçası olduğu düşüncesinden hareket eden Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Selin Gençtürk ve Dr. Didem Dönmez Karagözler, sanat ile teknolojiyi buluşturan kapsamlı bir projeye imza attı. "Veriden İze | İzden Ege'ye" adını taşıyan proje, Ege Bölgesi'nin doğal güzelliklerini, kıyı yaşamını ve zeytinyağı kültürünü modern bir perspektifle sofralara taşıyor.
Profesyonel şeflerle birebir görüşmeler yapılarak şekillendirilen koleksiyonda, yemeklerin karakterine uygun özel tasarımlar geliştirildi. Özellikle beşinci temel tat olarak bilinen "umami" lezzetini ön plana çıkaracak tabakların renk, doku ve formları, yemeğin hem tadını hem de görsel sunumunu güçlendirecek biçimde özenle kurgulandı. Ekip, bu süreçte yapay zeka teknolojisini kullanarak ebru sanatının kendine özgü desenlerini seramik yüzeylere başarıyla yansıttı.
Projenin yalnızca bir tasarım çalışması olmadığını, aynı zamanda kültürel bir sorumluluk taşıdığını ifade eden Doç. Dr. Selin Gençtürk, gastronomi deneyiminin servis ekipmanlarıyla birlikte bütünsel bir anlam kazandığını belirtti. Gençtürk, "Gastronomi deneyiminin yalnızca yemekle değil, kullanılan servis ekipmanıyla da şekillendiğine inanıyoruz. Yapay zeka destekli yöntemlerle geleneksel motifleri yeniden yorumlayarak kültür, gastronomi ve endüstriyel tasarım arasında yeni bir köprü kurduk" diye konuştu.
Seramiğin, kültürel hafızayı taşıyan güçlü bir anlatım aracı olduğuna dikkat çeken Dr. Didem Dönmez Karagözler ise her bir parçanın Ege'nin doğasından ve gastronomik belleğinden izler taşıdığını söyledi. Karagözler, "Geleneksel seramik üretimini çağdaş tasarım ve yeni teknolojilerle buluşturarak kültürel mirasın günümüz tasarım anlayışı içerisinde yeniden yorumlanmasını amaçladık" dedi.
Proje ekibi, Türkiye'nin zengin gastronomi kültürünü uluslararası platformda daha görünür kılmayı hedefliyor. Bu kapsamda çalışmanın, ilerleyen dönemde ülkenin yedi coğrafi bölgesini kapsayan büyük ölçekli bir "Tasarım Atlası"na dönüştürülmesi planlanıyor. Koleksiyon, son olarak İzmir Ticaret Odası Sergi Salonu'nda açılan "Veriden İze | İzden Ege'ye" sergisiyle sanatseverlerin beğenisine sunuldu.