Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü, sorumluluk bölgesindeki 9 ilde hayvan hastalıklarına karşı adeta bir kalkan görevi üstleniyor. Enstitü Müdürü Hamza Kadı, yılda 50 binin üzerinde numunenin analiz edildiği merkezde, yeni nesil laboratuvarlar ve atıksu epidemiyolojisi gibi modern yöntemlerle hastalıklara daha ortaya çıkmadan müdahale ettiklerini açıkladı.
Samsun, Giresun, Ordu, Sinop, Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve Yozgat'ı kapsayan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğü, bölge hayvancılığının sürdürülebilirliği için yoğun bir mesai harcıyor. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı olarak çalışan enstitü, hayvan hastalıklarının teşhisi ve kontrolünün yanı sıra üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla yürüttüğü projelerle de ülke hayvancılığına bilimsel katkı sağlıyor.
Teşhiste Uluslararası Akreditasyon
Enstitünün dinamik bir çalışma temposuna sahip olduğunu belirten Müdür Hamza Kadı, bünyelerinde viroloji, bakteriyoloji, patoloji, parazitoloji, biyokimya, arı hastalıkları ve kuduz teşhis laboratuvarlarının bulunduğunu söyledi. Yıllık işlenen numune sayısının 50 binin üzerinde olduğunu vurgulayan Kadı, "Analiz sonuçlarımız TÜRKAK akreditasyonu sayesinde uluslararası geçerliliğe sahiptir. Bu da yaptığımız işin güvenilirliğini artırıyor" dedi. Teşhis çalışmalarının büyük bölümünü PCR temelli moleküler testler ile ELISA gibi serolojik taramaların oluşturduğunu ifade eden Kadı, özellikle kanatlı ve büyükbaş hayvanlarda verim kaybına neden olan solunum ve sindirim sistemi hastalıklarının en sık karşılaşılan vakalar arasında yer aldığını kaydetti.
Zoonotik Hastalıklara Kesintisiz Takip
Enstitünün sadece hayvan sağlığını değil, doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren hastalıkları da yakından takip ettiğini aktaran Kadı, kuduz, şarbon, bruselloz, tüberküloz ve kuş gribi gibi zoonotik hastalıklara yönelik tarama ve teşhis faaliyetlerinin aralıksız sürdüğünü belirtti. Kadı, "Laboratuvarlarımıza ulaşan her bir numune, bölgemizdeki hayvan varlığının korunması ve olası bir salgının anında kontrol altına alınması için titizlikle inceleniyor" diye konuştu.
Erken Teşhis İçin Yeni Yatırımlar
Hayvan hastalıklarının erken teşhisi konusunda altyapı yatırımlarına hız verdiklerini dile getiren Hamza Kadı, Bakanlığın katkılarıyla enstitü bünyesinde kurulan Spiroket Laboratuvarı'nın hizmete açıldığını müjdeledi. Bu yeni laboratuvar sayesinde hayvanlarda ciddi verim kayıplarına yol açan ve insanlara da bulaşabilen leptospirozis hastalığının teşhis ve takibinin çok daha ileri ve güvenilir yöntemlerle yapıldığını ifade etti.
Atıksudan Salgın Erken Uyarı Sistemi
Enstitünün öncülük ettiği bir diğer önemli çalışma ise atıksu epidemiyolojisi. Bu yöntemle hastalık etkenlerinin sahada klinik belirtiler ortaya çıkmadan önce tespit edilebildiğini anlatan Kadı, "Bu sistem bize salgınlar yayılmadan önlem alma imkânı sunan modern bir erken uyarı mekanizması sağlıyor. Covid-19 döneminde atıksulardan yaptığımız çalışmalarla virüsün hangi bölgelerde yoğun olduğunu tespit edebiliyorduk" şeklinde konuştu.
Aşı ve Teşhis Kiti Çalışmaları Devam Ediyor
Enstitünün faaliyetlerinin yalnızca mevcut hastalıkların teşhisiyle sınırlı kalmadığını vurgulayan Kadı, üniversiteler ve dış paydaşlarla birlikte yeni nesil teşhis kitlerinin geliştirilmesi ve aşı çalışmalarının da devam ettiğini sözlerine ekledi. Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü, geniş sorumluluk bölgesinde yürüttüğü teşhis, tarama ve araştırma faaliyetleriyle hem hayvan sağlığını korumayı hem de bölge ekonomisinde oluşabilecek kayıpların önüne geçmeyi hedefliyor.