İzmir'deki Hayrettin Duran Anadolu Lisesi'nde görev yapan Almanca öğretmeni Erdal Kılınç, yüzde 10 görme yetisiyle hayata tutunmanın ötesine geçiyor. Kılınç, sadece ders anlatmakla kalmıyor, okul çıkışlarında öğrencilerine bağlama çalmayı öğretiyor.

ENGEL BİR ENGEL DEĞİL
Doğuştan gelen görme kaybı, Kılınç için sanata başlamasına engel olmadı. 30 yaşında başladığı bağlama tutkusunu, bugün bir TÜBİTAK projesiyle öğrencilerine aktarıyor. "Halk Ozanları ve Günümüzdeki Yeri" projesiyle gençlere köklü bir kültürel mirası aşılamayı hedefliyor. Kılınç, görme engeline rağmen notaları ve enstrümanı nasıl bir uyumla birleştirdiğini öğrencilerine uygulamalı olarak gösteriyor.

SANATLA KURULAN BAĞLAR
Kılınç, bağlamanın sadece bir müzik aleti olmadığını, insanları birbirine bağlayan bir sevgi köprüsü olduğunu savunuyor. Aşık Veysel’i kendine rehber edinen tecrübeli öğretmen, usta-çırak ilişkisiyle öğrencilerin ruhuna dokunuyor. Okuldaki diğer öğretmenler de Kılınç'ın bu özverili yaklaşımının öğrencilerin başarısını ve mutluluğunu artırdığını belirtiyor. Peki, bu çaba gençlere ne katıyor? Öğrenciler, sadece bir enstrüman çalmayı değil; sabretmeyi, zorlukların üzerine gitmeyi ve kültürel değerlerine sahip çıkmayı öğreniyor.

