İzmir, geçtiğimiz günlerde oldukça duygusal ve bir o kadar da çarpıcı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu'nda gerçekleştirilen Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye toplantısı, alışılagelmiş siyasi etkinliklerin aksine, doğrudan acıların ve hak arayışlarının merkezine odaklandı. Türkiye'nin dört bir yanından gelen ve evlatlarını, yakınlarını kaybeden ya da çeşitli haksızlıklarla mücadele eden aileler, yaşadıkları dramları kürsüden tüm çıplaklığıyla paylaştı. Salonu dolduran katılımcılar, anlatılan her bir hikayede adaletin neden bu kadar elzem olduğunu bir kez daha derinden hissetti.

Acıların ortak paydasında adalet arayışı
Toplantının en dikkat çeken yanı, farklı şehirlerden gelen ailelerin ortak bir paydada, yani adalet arayışında buluşmasıydı. Motokurye olarak çalışırken hayatını kaybeden Murat Can Pekeroğlu'nun kuzeni Ayşe İrem, bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitiren market çalışanı Aydın Karay'ın annesi Fatma Karay ve lösemi nedeniyle kaybettiği evladı Emirhan Gültekin'in acısını taşıyan Sevim Gültekin, yaşadıkları süreci gözyaşları içinde anlattı. Sadece cinayetler değil, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden gençlerin aileleri olan Adnan Serkan Özacar ve Furkan Süleyman Köse'nin yakınları da kürsüdeydi. Ayrıca Iban Mağdurları Platformu Başkanı İlyas Ataş, Siirt'ten Mekiye Akyel'in ablası Halime Pigir, Şanlıurfa'dan hemşire Pınar Sevim'in ağabeyi Erdal Sevim, 18 yaşında silahlı saldırıya kurban giden Baran Cengiz'in annesi Tülay Cengiz, Mersin'den 12 yaşındaki Eyüpcan Güner'in annesi Güllü Can ve Van'da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, yaşadıkları derin acıları ve adalet beklentilerini dile getirdiler.

Siyasetin temel görevi vicdanları rahatlatmaktır
Ailelerin anlattığı her bir hikayenin ardından kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyasetin asıl varlık sebebinin halka hizmet etmek ve haksızlıklarla mücadele etmek olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, adaletin sadece mahkeme salonlarında değil, toplumsal vicdanda da tecelli etmesi gerektiğini vurgulayarak, uyuşturucu baronlarına karşı verilecek mücadelenin bir erdem ve kişilik savaşı olduğunu ifade etti. Siyasetçinin görevinin cebini doldurmak değil, haksızlığa uğrayanların sesi olmak olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, adaletin peşinde koşan herkesin yol arkadaşı olacağını söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihsel misyonuna da değinen Kılıçdaroğlu, Mustafa Kemal Atatürk'ten İsmet İnönü'ye ve Bülent Ecevit'e kadar uzanan çizgide adaletin her zaman temel felsefe olduğunu hatırlattı.

Bedeli ne olursa olsun adalet vurgusu
Konuşmasında oldukça kararlı bir duruş sergileyen Kılıçdaroğlu, adalet kurumunun temelden yara almasının ülkenin birliğini ve dirliğini bozacağını belirtti. Bu nedenle adaletin gerçekleşmesi için atılacak her adımın arkasında duracağını ve bu uğurda bedeli ne olursa olsun ödemeye hazır olduğunu dile getirdi. Toplantının sonunda kendisine takdim edilen plaket ve çiçeklerin ardından Kılıçdaroğlu, mağdur ailelerle akşam yemeğinde bir araya gelerek onların sorunlarını daha yakından dinleme fırsatı buldu. İzmir'deki bu buluşma, sadece bir siyasi toplantı olarak kalmayıp, Türkiye'nin kanayan yaralarına dikkat çeken ve adalet talebini yüksek sesle dile getiren bir vicdan platformuna dönüştü.
