İzmir'in iki dev ilçesinde İŞKUR beklentisi: MHP'li Osmanağaoğlu'ndan kritik çağrı

MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, TBMM bütçe görüşmelerinde İzmir'in sanayi ve nüfus yoğunluğuyla öne çıkan Buca ve Aliağa ilçelerine İŞKUR hizmet merkezi kurulması gerektiğini vurgularken, balıkçılık sektöründeki kayıt dışılığın önlenmesi için de önemli önerilerde bulundu.

İzmir'in iki dev ilçesinde İŞKUR beklentisi: MHP'li Osmanağaoğlu'ndan kritik çağrı

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bütçesi masaya yatırılırken, İzmir'in çalışma hayatına dair dikkat çeken bir talep gündeme geldi. MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, şehrin iki önemli ilçesinde yaşanan hizmet erişimi sorununa dikkat çekerek, İŞKUR'un bu bölgelerde daha aktif rol alması gerektiğini belirtti. Osmanağaoğlu, özellikle sanayi ve nüfus yoğunluğu bakımından kritik öneme sahip olan Aliağa ve Buca ilçelerinin, mevcut hizmet merkezlerine olan uzaklığı nedeniyle vatandaşların mağduriyet yaşadığını ifade etti.

Aliağa ve Buca'da İŞKUR hizmet merkezi ihtiyacı

İzmir İŞKUR Müdürlüğü'nün halihazırda beş farklı merkezle hizmet verdiğini hatırlatan Osmanağaoğlu, Aliağa'nın sanayi kapasitesinin büyüklüğüne vurgu yaptı. Aliağa'daki vatandaşların işlemlerini gerçekleştirmek için Çiğli'ye gitmek zorunda kaldığını belirten milletvekili, bu durumun hem zaman kaybına hem de Çiğli'deki merkezde aşırı iş yüküne neden olduğunu dile getirdi. Benzer bir durumun 520 bini aşan nüfusuyla Buca için de geçerli olduğunu kaydeden Osmanağaoğlu, Buca'daki vatandaşların hizmet alabilmek için Karabağlar'a gitmek durumunda kaldığını belirtti. Bu iki ilçeye açılacak yeni merkezlerin, hem Karabağlar ve Çiğli'deki yoğunluğu azaltacağını hem de vatandaşların kamu hizmetlerine erişimini hızlandıracağını savundu.

Balıkçılıkta kayıt dışılığa karşı yeni düzenleme önerisi

Bütçe görüşmelerinde sadece istihdam merkezlerini değil, balıkçılık sektöründeki sosyal güvenlik sorunlarını da gündeme taşıyan Tamer Osmanağaoğlu, sektördeki kayıt dışılığın hem işverenleri hem de çalışanları zor durumda bıraktığını ifade etti. Balıkçılıkta ücretlerin genellikle av gelirinden pay, nisif veya tayfa payı gibi yöntemlerle karşılandığını belirten Osmanağaoğlu, bu durumun sigorta primlerinin düzenli ödenmesini zorlaştırdığını vurguladı. Sektördeki bu belirsizliğin önüne geçmek için su ürünleri ruhsat tezkeresi, yani halk arasındaki adıyla sarı kâğıt verilmesi aşamasında sigorta kaydı aranması zorunluluğunun getirilmesini önerdi.

Sosyal güvenlik sisteminde koordinasyon çağrısı

Sosyal Güvenlik Kurumu ile su ürünleri ruhsat tezkeresi sisteminin birbirine entegre edilmesi gerektiğini savunan Osmanağaoğlu, bu koordinasyonun denizlerde çalışan işçilerin sigortasız çalışma riskini ortadan kaldıracağını belirtti. Farklı teknelerde görev alan personelin bilgilerinin eş zamanlı olarak takip edilebilmesinin, kayıt dışı istihdamla mücadelede en etkili yöntemlerden biri olacağını ifade etti. Ayrıca, balıkçılık sektöründe faaliyet gösteren işverenlere yönelik sigorta primi teşviklerinin artırılmasının, hem işçilerin sosyal güvenceye kavuşmasını teşvik edeceğini hem de sektördeki kayıt dışı ekonomiyi minimize edeceğini sözlerine ekledi. Osmanağaoğlu, bu düzenlemelerin ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu belirterek, konunun bakanlık tarafından ivedilikle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız