İstanbul'da yaşayan iki çocuk annesi Seda Nur Atılkan, 21 Ağustos gecesi hayatının en karanlık saatlerini yaşadı. Eşi U.A. tarafından saatlerce süren fiziksel şiddete ve ölüm tehditlerine maruz kalan 30 yaşındaki genç kadın, yaşadığı dehşet dolu anların ardından hayatta kalmayı başardı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan saldırgan koca, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hakkında kasten yaralama ve silahla tehdit suçlamalarıyla iddianame hazırlanan U.A.'nın, genç kadının evden kaçtığı anlarda otomobille peşinden gittiği görüntüler ise güvenlik kameralarına yansıdı.

Dört saat süren dehşet gecesi
Seda Nur Atılkan, yaşadığı kabusu anlatırken o anları yeniden yaşadığını belirterek, eşinin madde etkisinde olduğu bir gecede kendisine dört saat boyunca işkence uyguladığını ifade etti. Genç kadın, eşinin kendisini şarj kablosuyla boğmaya çalıştığını, yumruklarla bayıltıp tekrar uyandırdığını ve kemerle boğma girişiminde bulunduğunu anlattı. Yaşadığı fiziksel saldırıların boyutunu, kafatasındaki ve kollarındaki yaralarla tarif eden Atılkan, eşinin kendisini öldürmekle kalmayıp çocuklarını da öldürmekle tehdit ettiğini belirtti. Boğazına bıçak dayandığı anlarda bile hayatta kalma içgüdüsüyle hareket ettiğini söyleyen Atılkan, eşinin banyoya girdiği kısa bir anı fırsat bilerek evden kaçıp komşularına sığındığını ve bu sayede kurtulduğunu dile getirdi.

Sistematik şiddet ve tehditler
Yaşananların sadece o geceyle sınırlı olmadığını vurgulayan Atılkan, beş yıldır benzer tehditler ve şiddet döngüsü içinde yaşadığını belirtti. Olayın ardından hastaneye gelen eşinin ailesinin kendisini şikayetçi olmaması için baskı altına aldığını ve tehdit ettiğini söyleyen genç kadın, yıllardır çocukları ve ailesi üzerinden sindirilmeye çalışıldığını ifade etti. Davanın mevcut suçlamalarla sınırlı kalmamasını isteyen Atılkan, o gece yaşadıklarının basit bir yaralama değil, canice bir öldürme girişimi olduğunu vurguladı. Çocuklarının annesiz kalmaması için direndiğini belirten Atılkan, devletin kendisine ve çocuklarına sahip çıkmasını, artık güvende yaşamak istediğini haykırdı.

Adalet arayışı ve gelecek kaygısı
Seda Nur Atılkan, yaşadığı travmanın etkilerini taşırken tek bir isteği olduğunu, o da adaletin yerini bulması ve çocuklarının geleceğinin korunması olduğunu dile getirdi. Ölmek istemediğini ve çocuklarının boynu bükük kalmaması için mücadele ettiğini belirten Atılkan, sesinin duyulmasını ve benzer acıların başka kadınlar tarafından yaşanmamasını temenni ediyor. Hukuki sürecin takipçisi olacağını belirten genç kadın, yaşadığı bu ağır şiddet olayının ardından artık sadece huzurlu ve güvenli bir yaşam sürmeyi hedefliyor. Olayla ilgili soruşturma dosyası, hazırlanan iddianame doğrultusunda yargı sürecine taşınırken, kamuoyu da davanın seyrini yakından takip ediyor.




