Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına sayılı günler kala öğrenciler kadar aileleri de büyük bir heyecan sarıyor. İzmir Şehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Gonca Özyurt, bu sürecin sadece ders çalışmaktan ibaret olmadığını, zihinsel hazırlığın da en az bilgi birikimi kadar önemli olduğunu vurguluyor.

Kaygı yönetiminde denge şart
Sınav kaygısı aslında tamamen kötü bir şey değil. Belli bir düzeydeki kaygı, öğrenciyi harekete geçiriyor ve çalışma motivasyonunu canlı tutuyor. Ancak bu duygu kontrol edilemez bir noktaya gelirse, odaklanma sorunlarını ve dikkat dağınıklığını tetikliyor. Uzmanlar, aşırı kaygının depresyona kadar uzanan ciddi psikolojik yorgunluklara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Öğrencinin "başaramazsam hayatım biter" gibi felaket senaryoları yerine, "elimden geleni yaptım, bu sınav sadece bilgimi ölçüyor" düşüncesine odaklanması gerekiyor.

Beslenme ve aile desteğinin gücü
Sınav sabahına kadar olan süreçte kaliteli uyku ve dengeli beslenme, vücudun en büyük ihtiyacı. Şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzak durup protein ve vitamin ağırlıklı beslenmek, zihinsel performansı korumaya yardımcı oluyor. Ailelere düşen en büyük görev ise çocuklarını başkalarıyla kıyaslamamak. Çocuğun aldığı puandan ziyade harcadığı emeği takdir etmek, onun stresini azaltan en büyük destek oluyor. Sınav gününe kadar hobilerle vakit geçirmek ve sınav dışı konulardan konuşmak, öğrencinin üzerindeki baskıyı dağıtmak için oldukça etkili.