Kahramanmaraş’ta bir dizi temas ve incelemelerde bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ildeki kültürel mirasın korunması ve yeniden ayağa kaldırılması için yürütülen devasa restorasyon çalışmalarının son durumunu açıkladı. Bakan Ersoy, bölgedeki tarihi dokunun sadece fiziksel bir onarım değil, bir medeniyetin hafızasını yeniden canlandırma süreci olduğunu vurgulayarak, toplam yatırım bedelinin 34 milyar liraya ulaşacağını belirtti. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yürütülen bu kapsamlı ihya seferberliğinde, bugüne kadar 24 milyar liralık iş hacmi tamamlanmış durumda.
Tarihi doku bir bütün olarak ayağa kalkıyor
Bakan Ersoy, çalışmaların sadece tekil yapılarla sınırlı kalmadığını, şehirlerin tarihi kimliğini oluşturan çarşılar, hanlar ve sivil mimari örneklerinin bir bütün olarak ele alındığını ifade etti. Özellikle Hatay’da yürütülen restorasyonların, kentin kültürel hafızasını koruma adına en kapsamlı örneklerden biri olduğunu belirten Ersoy, Gaziantep Kalesi’nden Diyarbakır Cezaevi’nin müzeye dönüştürülmesine kadar geniş bir yelpazede projelerin sürdüğünü kaydetti. Bakanlık, sadece kamuya ait yapıları değil, vatandaşların mülkiyetindeki tescilli taşınmazlar için de bin 608 sözleşme imzalayarak 2 milyar 140 milyon lirayı aşan bir destek programını hayata geçirdi. Bu destekler, şehrin sokaklarının ve meydanlarının da birer miras olduğu bilinciyle veriliyor.
Vakıf eserlerinde yarıdan fazla yol katedildi
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün deprem bölgesi için ayırdığı 22 milyar liralık bütçeyle 678 vakıf kültür varlığı üzerinde detaylı hasar tespit çalışmaları yapıldı. Uzman ekiplerin incelemeleri sonucunda, 377 eser parselinde yürütülen restorasyon çalışmalarının yarısından fazlası başarıyla tamamlandı. Bakan Ersoy, 2026 ve 2027 yıllarını kapsayan takvimle birlikte, yıl sonuna kadar onlarca eserin daha ziyarete açılacağını müjdeledi. Bu süreç, sadece bir yapım faaliyeti değil; tespitten bilimsel değerlendirmeye kadar uzanan çok aşamalı bir koruma seferberliği olarak tanımlanıyor.
Geleceğe dirençli bir miras bırakma hedefi
Depremin kültürel miras üzerindeki yıkıcı etkisini azaltmak ve gelecekteki afetlere karşı daha dirençli yapılar oluşturmak için dijital envanter çalışmalarına da ağırlık veriliyor. Bakan Ersoy, 2027 başında Diyarbakır Cezaevi’nin kültür ve sanat odaklı bir merkez olarak halka sunulması gibi hedeflerin, bölgenin sosyal ve kültürel hayatına büyük katkı sağlayacağını belirtti. Şanlıurfa’dan Elazığ’a, Adıyaman’dan Malatya’ya kadar uzanan bu geniş coğrafyada, her bir eserin aslına uygun biçimde restore edilmesi, milletin dayanışma ruhunun ve medeniyet tasavvurunun somut bir yansıması olarak görülüyor. Bakanlık, kalan projelerin tamamlanmasıyla birlikte, deprem bölgesindeki tarihi mirası çok daha güçlü bir şekilde gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor.