Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve 10 kişinin ölümü, 15 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan Ayser Çalık Ortaokulu saldırısına ilişkin davanın ilk duruşması, tam 16 saat süren gergin bir maratonun ardından tartışmalı bir kararla noktalandı. Saldırgan İsa Aras Mersinli’nin anne ve babasının yargılandığı davada, mahkeme heyeti baba Uğur Mersinli’nin tutukluluk halinin devamına hükmederken, anne Peyman Pınar Mersinli hakkında oy çokluğuyla tahliye kararı verdi. Bu karar, duruşma salonunda ve adliye koridorlarında büyük bir öfkeyle karşılandı.

Okulda alarm zilleri çalmıştı
Duruşmada dinlenen tanıklar, saldırganın geçmişindeki karanlık sinyalleri gözler önüne serdi. Okulun rehber öğretmeni E.İ., İsa Aras Mersinli’nin psikolojik sorunlarının çok önceden başladığını vurgulayarak, 7’nci sınıftan itibaren arkadaşlık ilişkilerinde ciddi problemler yaşadığını belirtti. Rehber öğretmen, saldırganın 8’inci sınıfta okul çantasıyla kendini boğmaya çalıştığına bizzat şahit olduğunu ve bu durumu defalarca aileye bildirdiğini ifade etti. Ailenin ise bu uyarıları dikkate alarak emniyet ve özel psikolog desteği aldıklarını iddia ettiklerini ancak çocuğun yalnızlaşma sürecinin durdurulamadığını kaydetti.

Doktorun uyarıları ve babanın tavrı
Saldırganın okulda baygınlık geçirmesi üzerine götürüldüğü hastanede görevli Doktor N.E.S.’nin ifadeleri ise ihmaller zincirini bir kez daha kanıtladı. EKG çekimi sırasında çocuğun kollarındaki kalemtıraş izlerini fark eden doktor, durumu sorguladığında saldırganın canı sıkıldığında kendine zarar verdiğini itiraf ettiğini belirtti. Doktor N.E.S., adli vaka dosyası açarak çocuk psikiyatristine sevk gerçekleştirdiğini ve velisi gelmeden çocuğu taburcu etmeyeceğini bildirdiğini anlattı. Hastaneye gelen baba Uğur Mersinli’nin ise kendisini başmüfettiş olarak tanıttığı, doktorun hekim olduğunu belirtmesi üzerine ise umursamaz bir tavırla karşılık verdiği tutanaklara yansıdı.

Hukuk skandalı iddiası ve itiraz süreci
Mahkemenin anne Peyman Pınar Mersinli’yi tahliye etmesi, çocuklarını kaybeden ailelerin adalet arayışını derinden sarstı. Kararın açıklanmasının ardından adliye koridorlarında hak, hukuk, adalet sloganları atan aileler, 16 saatlik bekleyişin ardından gelen bu kararın vicdanları yaraladığını dile getirdi. Ailelerin avukatı Özcan Kara, mahkemenin tarafsızlığını yitirdiğini savunarak, karara itiraz edeceklerini ve reddi hakim talebinde bulunacaklarını açıkladı. Avukat Kara, bir ay önce tutukluluğun devamı yönünde görüş bildiren aynı heyetin, ihmallerin daha da netleştiği bu aşamada tahliye kararı vermesini bir hukuk skandalı olarak tanımladı. Başsavcılığa yapılacak itirazla, annenin yeniden tutuklanması için 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde girişimlerde bulunulacağı belirtildi.