UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve adını bu eşsiz bitkiden alan Karabük'ün Safranbolu ilçesinde, toprağın altın sarısı olarak nitelendirilen safran hasadı büyük bir heyecanla sürüyor. Kendi ağırlığının tam 100 bin katı kadar sıvıyı sarıya boyama gücüne sahip olan bu nadide bitki, kozmetikten gıdaya, boya sanayinden ilaç sektörüne kadar geniş bir yelpazede kullanılıyor. Günümüzde kilosu 800 bin TL gibi oldukça yüksek bir bedelle satışa sunulan safran, bölge ekonomisi ve kültürel mirası için stratejik bir öneme sahip olmaya devam ediyor.

Bilimsel yöntemlerle artan üretim kapasitesi
Safranbolu'nun Yukarı Çiftlik köyü Keten Mahallesi'nde bulunan üretim çiftliğinde, Kontrollü Koşullarda Bilimle Yeşeren Safran Yetiştiriciliği projesi kapsamında yürütülen çalışmalar meyvelerini veriyor. Karabük Valisi Oktay Çağatay'ın da bizzat katıldığı hasat etkinliğinde, safranın Safranbolu ismiyle artık ayrılmaz bir bütün haline geldiği vurgulandı. Vali Çağatay, safranın sadece bir tarım ürünü olmadığını, aynı zamanda bölgenin marka değerini temsil eden kıymetli bir hazine olduğunu ifade etti. Bu yılki rekolte beklentisinin 55-56 kilogram civarında olduğunu belirten yetkililer, miktar olarak az görünse de ürünün sahip olduğu yüksek katma değerin tarımsal açıdan büyük bir başarı olduğunu dile getirdiler.

Üretici sayısında ve ekim alanında büyüme
Karabük İl Tarım ve Orman Müdürü Yasin Önder, safran üretimindeki gelişimin rakamsal verilerini paylaşarak, 2023 yılında 81 dekar olan üretim alanının 2026 yılı itibarıyla 115 dekara yükseldiğini belirtti. Üretici sayısının 55'e ulaştığı bu süreçte, kurumların sahada yürüttüğü çalışmaların ve çiftçilerin özverili gayretlerinin bu artışta büyük payı olduğu kaydedildi. Safran, sadece bir baharat değil, aynı zamanda sabun, kolonya, çay ve çeşitli kozmetik ürünlerinin ana bileşeni olarak da yüksek talep görüyor.

Hasat sürecinde büyük emek ve hassasiyet
Safran üreticisi Mine Yılmaz, bu bitkinin yetiştirilmesinin her aşamasında yoğun bir emek ve dikkat gerektiğini vurguladı. Özellikle hasat döneminde zamanlamanın kritik bir rol oynadığını belirten Yılmaz, çiçeklerin günün en uygun saatlerinde tek tek toplanması, ardından tepeciklerin çiçekten ayrıştırılması ve kurutma işlemlerinin büyük bir titizlikle yapılması gerektiğini ifade etti. Bu süreçteki her bir adımın, elde edilecek ürünün kalitesini ve piyasa değerini doğrudan etkilediğini belirten üreticiler, safranın neden dünyanın en pahalı baharatı olduğunu da gözler önüne seriyor. Hasat edilen ürünler, doğru yöntemlerle işlenerek hem yerel hem de uluslararası pazarlarda hak ettiği değeri buluyor.

