Tarımsal üretim süreçlerinin sonunda ortaya çıkan ve çoğu zaman çevresel bir yük olarak görülen çeltik kavuzları, Karabük Üniversitesi'nden gelen bir bilimsel hamleyle artık tarlaların bereketini artıracak bir kaynağa dönüşüyor. Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İrem Okman Koçoğlu, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından desteklenen 1001 projesi kapsamında, bu atıkların katma değerli birer tarımsal ürüne dönüştürülmesi için yürütülen çalışmalarda araştırmacı olarak görev alıyor. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Hanife Akça'nın yürütücülüğünü üstlendiği bu kapsamlı araştırma, hem atık yönetimi hem de verimlilik artışı konusunda yeni bir dönemin kapılarını aralamayı hedefliyor.
Atıktan gübreye uzanan bilimsel yolculuk
Projenin temelinde, çeltik kavuzunun yapısında doğal olarak bulunan yüksek miktardaki silisyumun, bitkilerin doğrudan faydalanabileceği bir forma dönüştürülmesi yatıyor. Geleneksel yöntemlerin aksine, yüksek sıcaklıklarda yakma gibi enerji yoğun ve çevresel maliyeti yüksek süreçlere ihtiyaç duymadan, kimyasal yöntemlerle bu silisyumun bitki beslemede kullanılabilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Doç. Dr. İrem Okman Koçoğlu, bu süreçte gübrelerin üretim aşamaları ve elde edilen materyallerin karakterizasyonuna yönelik kritik analizleri gerçekleştirerek, geliştirilen ürünlerin tarımsal verimlilik üzerindeki etkilerini bilimsel bir zemine oturtuyor. Çalışma, özellikle kuru tarım yapılan bölgelerde azot kayıplarının azaltılması ve bitkilerin besin elementlerinden maksimum düzeyde yararlanabilmesi için stratejik bir öneme sahip.
İki aşamalı yenilikçi gübreleme stratejisi
Araştırma ekibi, geliştirdikleri materyalleri iki farklı gübreleme yöntemi üzerinde test etmeyi planlıyor. İlk aşamada, biyojenik silisyumun azot ve fosfor gibi temel besin elementleriyle birleştirilmesiyle, bitkinin ilk gelişim evresini destekleyecek alternatif bir taban gübresi tasarlanıyor. İkinci aşamada ise silisyum esaslı gözenekli bir yapı kullanılarak üre gübresinin kaplanması hedefleniyor. Bu yöntem sayesinde, gübrenin toprağa yavaş salınımı sağlanarak bitkinin besin ihtiyacı daha uzun süre ve kontrollü bir şekilde karşılanacak. İki yıl sürecek olan tarla denemeleriyle, bu yeni nesil gübrelerin buğday bitkisinin gelişimi, tane verimi ve toprak kalitesi üzerindeki somut etkileri detaylı bir şekilde gözlemlenecek.
Sürdürülebilir tarım için stratejik kazanım
Projenin sadece verimlilik artışına odaklanmadığını, aynı zamanda tarımsal atıkların geri kazanımı yoluyla çevresel sürdürülebilirliğe de büyük katkı sağladığını belirten uzmanlar, elde edilecek verilerin ekonomik uygulanabilirlik açısından da kritik olduğunu vurguluyor. Çeltik kavuzu gibi bertarafı zor olan atıkların, modern tarım teknikleriyle yeniden ekonomiye kazandırılması, gübre kullanım etkinliğini artırırken aynı zamanda tarımsal üretimde dışa bağımlılığı azaltacak bir model sunuyor. Doç. Dr. Koçoğlu'nun katkılarıyla yürütülen bu çalışma, toprak sağlığını koruyan ve kaynakları daha verimli kullanan bir tarım vizyonunun somut bir örneğini oluşturuyor. Proje sonunda ortaya çıkacak olan bilimsel veriler, gelecekteki sürdürülebilir tarım uygulamaları için rehber niteliğinde olacak.