Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan dört mesai arkadaşı, hayatlarının en zorlu sınavını birbirlerinin elini tutarak verdi. Serpil Uslu, Fikriye Özkan, Ferhan Naz Kırkçeşmeli ve Şafak Kara, 2025 yılında rutin kontroller sırasında meme kanseri olduklarını öğrendiklerinde büyük bir sarsıntı yaşadılar. Ancak bu zorlu süreç, onları birbirinden koparmak yerine daha da yakınlaştırdı. Aylar süren kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi müdahalelerle geçen yorucu günlerin ardından, dört arkadaş kanserli hücrelerden tamamen kurtulmanın mutluluğunu yaşıyor. Sağlıklarına kavuşmanın sevincini, kentteki bir restoranda yakınlarıyla bir araya gelerek kutlayan kadınlar, pembe kıyafetleri ve gökyüzüne bıraktıkları pembe balonlarla yaşama sevinçlerini tüm şehre ilan ettiler. Kastamonu İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Küçükyılmaz da bu özel günde kadınları yalnız bırakmayarak onların zaferine ortak oldu.
Hastalıkla gelen öz farkındalık ve dayanışma
Tedavi sürecini bir yolculuk olarak tanımlayan hemşire Serpil Uslu, kendi kendine yaptığı kontroller sırasında fark ettiği kitleyle başlayan süreci şu sözlerle anlattı: Kendi kontrollerimi yaparken elime gelen kitle, hayatımın seyrini değiştirdi. Genetik tahliller, biyopsi ve ardından gelen ağır tedavi süreci beni fiziksel olarak çok yordu. Ancak en büyük şansım, aynı dönemde teşhis alan arkadaşlarımla bu süreci paylaşmaktı. Birlikte ağladık, birlikte güldük ve birbirimize hem maddi hem de manevi destek olduk. Artık daha sağlıklı ve bilinçli bir hayata adım atmanın heyecanını yaşıyorum. Sekreter Şafak Kara ise hastalığın kendisine kattığı en önemli dersin öz sevgi olduğunu vurguladı. Mamografiden korktuğu için kontrollerini aksattığını itiraf eden Kara, yaşadığı süreci şöyle özetledi: Kendime karşı çok acımasız davranmışım, kendimi hiç sevmemişim. Bu hastalık bana kendi değerimi öğretti. Arkadaşlarımla aynı tanıyı aldığımızda önce çok üzüldüm ama sonra bu durumun bizi birbirimize daha çok bağladığını fark ettim. Tek başıma olsaydım bu kadar güçlü duramazdım.
Doktorun gözünden zorlu teşhis süreci
Dört arkadaşın tedavi sürecini yakından takip eden Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi ve Meme Ünitesi Sorumlusu Zeycan Kübra Cevval, mesai arkadaşlarının yaşadığı bu durumun kendisi için de oldukça duygusal ve zorlayıcı olduğunu ifade etti. Teşhisleri koyarken yaşadığı zorluğu dile getiren Dr. Cevval, süreçle ilgili şunları söyledi: Şafak Hanım ile başlayan, ardından Serpil Hanım ve onun refakatçisi olarak gelen Rukiye Hanım ile devam eden süreç, benim için de çok sarsıcıydı. Hepsi hastaneden tanıdığım, bildiğim çalışma arkadaşlarımdı. Ancak dördünün de birbirine olan desteği, iyileşme sürecini hızlandıran en önemli faktörlerden biri oldu. Ferhan Naz Kırkçeşmeli ise ikinci kez kanserle mücadele etmenin zorluğuna değinerek, arkadaşlarının yanında olurken kendi teşhisini öğrendiğini belirtti. İlk kanserini 2017 yılında atlatan Kırkçeşmeli, bu kez arkadaşlarının hüzünlerine ortak olurken kendi mücadelesini verdiğini ve ailesinin desteğiyle ayakta kaldığını ifade etti.
Erken teşhisin hayati önemi
Uzmanlar, bu dört kadının hikayesinin erken teşhisin önemini kanıtlayan en somut örneklerden biri olduğunu belirtiyor. Dr. Zeycan Kübra Cevval, tüm kadınlara ulusal tarama programlarına katılmaları çağrısında bulunarak, mamografinin hayat kurtardığını vurguladı. Hiçbir semptom olmasa dahi iki senede bir mamografi çektirmenin, hastalığı erken evrede yakalamak için tek yol olduğunu belirten Cevval, kadınların bu tetkiklerden korkmaması gerektiğini söyledi. Dört arkadaşın hikayesi, sadece bir hastalıkla mücadele değil, aynı zamanda dostluğun ve dayanışmanın iyileştirici gücünü de gözler önüne seriyor. Bugün artık tedavilerini büyük ölçüde tamamlayan ve hayatlarına kaldıkları yerden, ancak çok daha güçlü bir şekilde devam etmeye hazırlanan bu dört kadın, yaşadıkları zorlukları geride bırakarak geleceğe umutla bakıyor. Onların bu zaferi, benzer süreçlerden geçen tüm hastalar için bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor.