Kayseri'nin Develi ilçesinde, Yukarı Develi olarak bilinen bölgede yer alan Sivasi Hatun Camii, hem mimari dokusu hem de yüzyılları aşan ikram geleneğiyle bölgenin en özel yapılarından biri olarak öne çıkıyor. 1280 yılında Selçuklu döneminde Sivasi Hatun tarafından inşa ettirilen bu tarihi yapı, günümüzde hala ilk günkü manevi atmosferini korumayı başarıyor. Caminin en dikkat çekici unsurlarından biri ise Osmanlı döneminde, yaklaşık 260 yıl önce eklenen şerbet çeşmesi olarak biliniyor.
Mimaride saklı derin manalar
Sivasi Hatun Camii İmamı Mahmut Sami Çinici, yapının sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda bir sanat eseri olduğunu vurguluyor. Caminin mihrabının nadir bulunan örneklerden biri olduğunu belirten Çinici, her santiminde ayrı bir işleme ve mana barındıran bu mihrabın üzerinde dört farklı ayeti kerimenin nakşedildiğini ifade ediyor. Bu detaylar, caminin Selçuklu mimarisinin inceliklerini yansıtan en önemli parçaları arasında yer alıyor.
İkram taşının asırlık hikayesi
Caminin içerisinde yer alan ve 262 yıl önce yerleştirilen ikram taşı, bölgedeki yardımlaşma ve paylaşma kültürünün en somut göstergelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Geçmişte olduğu gibi bugün de aynı amaçla kullanılan bu taş, ziyaretçilere sunulan ikramların merkezi konumunda bulunuyor. İmam Mahmut Sami Çinici, bu kadim geleneği günümüzde şerbet ikramıyla yaşattıklarını belirterek, her cuma günü camiye gelen cemaate bu özel lezzetin sunulduğunu dile getiriyor.
Geçmişten geleceğe uzanan köprü
Develi halkı için büyük bir öneme sahip olan bu gelenek, sadece bir içecek ikramı değil, aynı zamanda atalardan kalan bir nezaket mirasının sürdürülmesi anlamına geliyor. Yüzyıllardır akan şerbet çeşmesi, caminin manevi iklimiyle birleşerek ziyaretçilere huzur dolu anlar yaşatıyor. Sivasi Hatun Camii, bu tür yaşayan gelenekleri sayesinde Kayseri'nin kültürel mirasında ayrıcalıklı bir yere sahip olmaya devam ediyor.