Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İkinci Başkanı Ergün Bilen, Türk lojistik sektörünün karşı karşıya kaldığı ağır engelleri ve sınır kapılarındaki kritik durumu sert bir dille eleştirdi. Türkiye'nin üretim gücünü dünyaya taşıyan karayolu nakliyecilerinin, artık kendi geleceklerinin pasif bir seyircisi olmayacağını ifade eden Bilen, sektörün yaşadığı tıkanıklıkların sadece firmaları değil, doğrudan ülke ekonomisini ve ihracat kapasitesini hedef aldığını belirtti. Özellikle Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarında günlerce süren beklemelerin, lojistik operasyonların belini büktüğünü dile getiren Bilen, bu durumun sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Kuyruklarda tükenen sermaye ve emek
Sınır kapılarındaki bekleme sürelerinin ulaştığı boyutlar, sektörün üzerindeki baskıyı gözler önüne seriyor. Kapıkule'de 140 saati, Hamzabeyli'de ise 50 saati bulan bekleme süreleri, sadece zaman kaybı anlamına gelmiyor. Bilen, bu kuyruklarda sürücülerin ömrünün, firmaların sermayesinin ve ihracatçının teslimat sürelerinin eriyip gittiğini ifade ediyor. Her bir saatlik gecikmenin, Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünden çalınan bir parça olduğunu belirten Bilen, yılların emeğiyle kurulan bu sektörün geleceğinin, sınır kapılarındaki operasyonel verimsizliklere kurban edilmemesi gerektiğini savunuyor. Sürücülerin yaşadığı bu fiziksel ve psikolojik yorgunluk, lojistik zincirinin en zayıf halkasını oluşturuyor.
Vize ve geçiş belgesi engelleri
Sınır kapılarındaki fiziksel kuyrukların yanı sıra, sürücülerin karşılaştığı bürokratik engeller de taşımacılık faaliyetlerini durma noktasına getiriyor. Vize süreçlerinde yaşanan aksaklıklar, tek girişli vizeler veya reddedilen başvurular, profesyonel sürücülerin çalışma hayatını imkansız hale getiriyor. Bulgaristan ve Hırvatistan gibi ülkelerde uygulanan 90 ve 180 gün kısıtlamaları, uluslararası taşımacılık mesleğinin doğasına aykırı bir şekilde sürücülerin hareket alanını daraltıyor. Macaristan'ın dayattığı geçiş belgesi kısıtlamaları ise Türk taşımacısının önündeki en büyük engellerden biri olarak varlığını koruyor. Bilen, bu sorunların artık kalıcı bir şekilde çözüme kavuşturulması gerektiğini, aksi takdirde sürekli tekrarlanan toplantıların ve raporların bir sonuç vermeyeceğini ifade ediyor.
Limanlarda artan yabancı payı
Sorunların sadece karayolu sınır kapılarıyla sınırlı kalmadığını belirten UND İkinci Başkanı, limanlarda yaşanan sıkıntıların da aynı kararlılıkla ele alınması gerektiğini vurguluyor. Türk taşımacısının hareket alanı her geçen gün daralırken, yabancı taşımacıların Türkiye pazarındaki payının ve boş araç girişlerinin artması, sektörün geleceği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. İhracatın hangi maliyetle ve ne zaman taşınacağının, her yıl yeniden nükseden belge krizlerine teslim edilemeyeceğini belirten Bilen, tüm bu sorunların bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Sektör temsilcileri, artık somut adımlar atılmasını ve Türk taşımacısının uluslararası rekabette hak ettiği konuma ulaşması için gerekli düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesini bekliyor.