İzmit'in yeraltındaki devasa sırrı: 170 bin kişiye hayat veren sarnıç kaderine terk edildi

Roma İmparatorluğu'na başkentlik yapmış Nikomedya'nın su ihtiyacını karşılayan ve 21 kemerle beslenen İn Bayırı Sarnıcı, günümüzde çarpık yapılaşma ve yabani otların gölgesinde unutulmaya yüz tutmuş durumda.

İzmit'in yeraltındaki devasa sırrı: 170 bin kişiye hayat veren sarnıç kaderine terk edildi

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde, Cedit Mahallesi'nin sessiz sokakları arasında, tarihin tozlu sayfalarından günümüze ulaşan devasa bir mühendislik harikası adeta yok olmayı bekliyor. Milattan sonra 4. yüzyıla tarihlendirilen ve Roma İmparatorluğu'nun başkentlik yaptığı dönemde Nikomedya'nın su ihtiyacını karşılayan İn Bayırı Sarnıcı, bugün ne yazık ki modern yapıların ve yabani otların arasında sıkışıp kalmış durumda. 1987 yılında Anıtlar Kurulu tarafından tescillenerek koruma altına alınmasına rağmen, geçen yıllar içerisinde bakımsızlık ve çarpık kentleşmenin kurbanı olan bu tarihi yapı, hak ettiği ilgiden oldukça uzak bir görüntü sergiliyor.

Antik dönemin su deposu

Roma ve Bizans dönemlerinde kentin en kritik altyapı unsurlarından biri olan bu sarnıç, sadece bir su deposu değil, aynı zamanda dönemin ileri mühendislik yeteneklerinin bir kanıtı olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 22 kilometre uzaklıktaki Paşasuyu kaynağından getirilen sular, 21 farklı su kemeri aracılığıyla bu noktaya ulaştırılıyordu. Buradan depolanan sular ise kentin hamamlarına, askeri tesislerine, saraylarına ve konutlarına dağıtılarak büyük bir medeniyetin yaşam kaynağı oluyordu. Ünlü seyyah Charles Texier'in 1834 yılında gerçekleştirdiği İzmit ziyaretinde de dikkatini çeken bu yapı, tarihçiler tarafından genellikle İmparator Diocletianus ile ilişkilendirilse de, kökeninin çok daha eski dönemlere uzandığına dair güçlü rivayetler de bulunuyor.

Yerebatan Sarnıcı ile kıyaslanabilecek bir potansiyel

Art Nicomedia Kültür Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Akın Ülkü Sevinç, yapının sadece bir bölümünün günümüze ulaştığını ve aslında çok daha geniş bir kompleksin parçası olabileceğini vurguluyor. Sevinç, sarnıcın 170 bin kişinin su ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğunu belirterek, yapının mimari büyüklüğünün İstanbul'daki Yerebatan Sarnıcı gibi devasa bir turizm destinasyonu olma potansiyeli taşıdığına dikkat çekiyor. Bölgede yapılan araştırmalar, sarnıcın çevresinde altı farklı ana su yolunun daha bulunduğunu ortaya koyuyor. Ancak, depremler, yağmalar ve son yüzyılda hızla artan çarpık kentleşme faaliyetleri, bu görkemli yapının büyük bir kısmının toprak altında kalmasına veya tahrip olmasına neden oldu.

Turizme kazandırılmayı bekleyen bir miras

İzmit'in antik dönemdeki zenginliğini yansıtan tapınaklar, hipodromlar ve tiyatrolar gibi birçok önemli yapı, ne yazık ki benzer kaderleri paylaşarak günümüze çok az kalıntı bırakabildi. İn Bayırı Sarnıcı'nın mevcut mezbelelik halinden kurtarılması, sadece bir restorasyon projesi değil, aynı zamanda kentin tarihsel kimliğinin yeniden inşası anlamına geliyor. Uzmanlar, projelendirme ve bütçe oluşturma süreçlerinin hızla tamamlanması durumunda, bu alanın bilimsel açıdan arkeolojik detayları gün yüzüne çıkaracağını ve binlerce turisti bölgeye çekebilecek muhteşem bir kültür rotasına dönüşebileceğini ifade ediyor. İzmit'in antik mirasıyla hak ettiği değere ulaşması, ancak bu tür yapıların bilimsel bir yaklaşımla ele alınıp korunmasıyla mümkün görünüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız