Kocaeli Üniversitesi Gazanfer Bilge Meslek Yüksekokulu öğrencileri, devlet koruması altındaki çocukların dünyasına dokunmak ve onlarla güçlü bir gönül köprüsü kurmak amacıyla başlattıkları sosyal sorumluluk projesinde önemli bir aşamaya ulaştı. Gençler Çocuklar ile Buluşuyor protokolü çerçevesinde yürütülen bu anlamlı çalışma, sadece akademik bir proje olmanın ötesine geçerek, üniversite öğrencileri ile sevgi evlerinde kalan çocuklar arasında derin ve kalıcı bağların kurulmasına olanak tanıyor. Yaklaşık 60 gönüllü öğrencinin aktif katılımıyla sürdürülen bu süreçte, her bir üniversiteli genç, bir çocukla birebir eşleşerek onların eğitim hayatlarına ve kişisel gelişimlerine haftalık periyotlarla destek veriyor. Projenin en dikkat çekici anlarından biri ise Karamürsel'de gerçekleştirilen sinema etkinliğinde yaşandı. Üniversiteli ağabey ve ablalarıyla birlikte beyaz perdenin karşısına geçen çocuklar, çizgi film izlemenin keyfini doyasıya yaşadı. Bazı çocuklar için hayatlarında ilk kez gerçekleşen bu sinema deneyimi, miniklerin yüzündeki mutlulukla birleşerek unutulmaz bir anıya dönüştü.
Gönüllülük esasına dayalı bir model
Projenin koordinatörlüğünü üstlenen Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Yavuzyılmaz, bu girişimin yaklaşık iki yıldır kararlılıkla devam ettiğini belirterek, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ile yapılan iş birliğinin önemine dikkat çekti. Gölcük bölgesindeki sevgi evleri ve çocuk evlerinde kalan miniklerle üniversite gençliğini bir araya getiren bu modelin, Türkiye genelinde benzeri görülmemiş bir ölçekte olduğunu vurgulayan Yavuzyılmaz, projenin hem çocuklar hem de öğrenciler için çift taraflı bir gelişim süreci sunduğunu ifade etti. Öğrencilerin her hafta en az bir saatlerini çocukların ödevlerine ve sosyal aktivitelerine ayırdığını belirten Yavuzyılmaz, bu projenin diğer yükseköğretim kurumlarına da örnek teşkil etmesini ve ülke çapında yaygınlaşmasını hedeflediklerini dile getirdi.
İlk sinema deneyiminin yarattığı duygusal anlar
Etkinlik sırasında yaşanan duygusal anlar, projenin ne kadar doğru bir noktaya temas ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileri, çocukların sosyal becerilerini geliştirmeyi amaçlayan bu tür organizasyonların, kendileri için de bir ifade alanı yarattığını belirtti. Özellikle eşleştiği çocuğun hayatında ilk kez sinemaya gittiğini öğrenen bir öğrenci, bu durumun kendisinde bıraktığı derin etkiyi paylaşarak, bu tür sosyal sorumluluk faaliyetlerinin sürekliliğinin önemine vurgu yaptı. Çocukların sadece eğitimine değil, aynı zamanda hayata bakışlarına da katkı sağlamayı hedefleyen bu çalışmalar, üniversite gençliğinin toplumsal duyarlılığını da gözler önüne seriyor.
Geleceğe umut taşıyan küçük dokunuşlar
Projede üç yıldır gönüllü olarak yer alan Duygu Nazlı Demirci, çocukların hayatlarına umut olmanın kendileri için paha biçilemez bir duygu olduğunu ifade etti. Sinema etkinliğinin yanı sıra pasta şenlikleri ve bilgi yarışmaları gibi çeşitli organizasyonlarla çocukların sosyal dünyalarını zenginleştirdiklerini belirten Demirci, bu etkileşimin çocuklar üzerindeki olumlu yansımalarını görmenin en büyük motivasyon kaynakları olduğunu söyledi. Üniversite öğrencilerinin özverili çalışmalarıyla şekillenen bu proje, sevgi evlerindeki çocukların kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlarken, toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden birini Kocaeli'den tüm Türkiye'ye taşıyor. Her geçen gün büyüyen bu gönüllülük ağı, çocukların yüzündeki gülümsemeyi kalıcı kılmak için yeni etkinliklerle devam edecek.