Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala, üniversite öğrencileri için en büyük sınav derslerden önce barınma kriziyle başlıyor. Kocaeli ve Türkiye genelindeki emlak piyasasında gözlemlenen yüksek kira bedelleri, bütçelerini dengelemeye çalışan öğrenciler için ciddi bir zorluk teşkil ediyor. Emlak sektörünün deneyimli isimlerinden Osman Özcan, öğrencilerin bu süreçte izlemesi gereken en akılcı yolun, okulun hemen dibindeki bölgelere odaklanmak yerine şehrin ulaşım altyapısını merkeze alan bir strateji geliştirmek olduğunu vurguluyor.
Okul çevresi yerine ulaşım akslarını tercih edin
Öğrencilerin büyük bir kısmının, şehri yeterince tanımadan sadece üniversite kampüsüne en yakın mahallelerde ev arama hatasına düştüğünü belirten Özcan, bu durumun hem rekabeti artırdığını hem de fiyatları yukarı çektiğini ifade ediyor. Özcan, öğrencilere şu tavsiyelerde bulunuyor: Öğrenciler genellikle ilk heyecanla okullarının bulunduğu bölgeye odaklanıyorlar. Ancak şehrin ulaşım ağını, tramvay hatlarını ve otobüs güzergahlarını detaylıca incelediklerinde, kampüse ulaşımın oldukça kolay olduğu ancak kira bedellerinin çok daha makul seviyelerde seyrettiği alternatif mahalleler keşfedebilirler. Bu strateji, öğrencilerin yüksek kira baskısından daha az etkilenmelerini sağlayacaktır.
Kira artışlarının faturası öğrencilere kesilmemeli
Kira piyasasındaki fiyat artışlarının temel sorumlusunun öğrenciler olduğu yönündeki genel kanının aksine, Özcan bu konuda öğrencileri en masum kesim olarak tanımlıyor. Farklı meslek gruplarının ve ekonomik gelişmelerin piyasa üzerindeki etkisinin çok daha belirleyici olduğunu savunan Özcan, öğrencilerin tek başına kira fiyatlarını yükseltecek bir güce sahip olmadığını belirtiyor. Ülkemizde zaten genel bir konut maliyeti sorunu yaşandığını ve bu durumun öğrencilerin barınma arayışından bağımsız olarak geliştiğini ifade eden uzman isim, öğrencilerin bu süreçte haksız yere eleştirildiğini savunuyor.
Gayrimenkul piyasasında 2027 beklentisi
Gayrimenkul sektörünün 2026 yılı boyunca beklenen hareketliliği yakalayamadığını ve durgun bir seyir izlediğini hatırlatan Özcan, 2027 yılı için de benzer bir tablonun öngörüldüğünü paylaşıyor. Yatırımcılar ve ev arayanlar için piyasanın mevcut durumunu değerlendiren Özcan, 2027 yılının son çeyreğine doğru konut fiyatlarında yeniden bir yükseliş trendi başlayabileceğini öngörüyor. Bu süreçte sadece konut değil, arsa, tarla, dükkan ve iş yeri gibi farklı gayrimenkul türlerinin de yatırım portföylerinde değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatan Özcan, emlak yatırımının uzun vadede her zaman güvenli bir liman olduğunu sözlerine ekliyor. Öğrenciler için ise bu dönem, bütçelerini korumak adına daha stratejik ve ulaşım odaklı bir ev arama sürecini zorunlu kılıyor.