Havadis | Kocaeli | Osmanlı arşivlerinde başlayan miras arayışı: Çeşme’nin büyük bölümü bizim olabilir

Osmanlı arşivlerinde başlayan miras arayışı: Çeşme’nin büyük bölümü bizim olabilir

Kocaeli’de yaşayan Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, annesinin vefatının ardından tesadüfen öğrendiği köklü aile geçmişiyle birlikte 5 yıldır süren devasa bir hukuk mücadelesine girişti. Sadrazam Melek Mehmed Paşa’nın 7. kuşak torunu olduğunu belgeleyen Bozbağ, Osmanlı arşivlerinden yola çıkarak Çeşme’den İstanbul’a uzanan geniş bir coğrafyada hak iddia ediyor.

Kocaeli’de yaşayan Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, annesinin vefatının ardından tesadüfen öğrendiği köklü aile geçmişiyle birlikte 5 yıldır süren devasa bir hukuk mücadelesine girişti. Sadrazam Melek Mehmed Paşa’nın 7. kuşak torunu olduğunu belgeleyen Bozbağ, Osmanlı arşivlerinden yola çıkarak Çeşme’den İstanbul’a uzanan geniş bir coğrafyada hak iddia ediyor.

Osmanlı arşivlerinde başlayan miras arayışı: Çeşme’nin büyük bölümü bizim olabilir
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kocaeli’de yaşayan Nilüfer Akcoşkun Bozbağ’ın annesinin vefatı sonrası başlattığı aile geçmişi araştırması, kendisini hiç beklemediği bir miras davasının merkezine taşıdı. Osmanlı döneminin önemli devlet adamlarından Sadrazam Melek Mehmed Paşa’nın 7. kuşak torunu olduğunu keşfeden Bozbağ, arşivlerde yaptığı titiz çalışmalar sonucunda ailesine ait olduğunu öne sürdüğü 120 bin metrekarelik 20 farklı arsayı gün yüzüne çıkardı. Çeşme’nin üçte ikisinin ailesine ait olduğunu savunan Bozbağ, sadece toprak değil, aynı zamanda Desterecizade, Ayşe Hanım Celilesi ve Memiş Ağa gibi köklü vakıflar üzerindeki haklarını da geri alabilmek için hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor.

Arşivlerden çıkan devasa miras

Bozbağ’ın hikayesi, Çeşme’nin ilk belediye başkanı İsmail Hakkı Alca’nın dedesinin dedesi olduğunu öğrenmesiyle bambaşka bir boyut kazandı. Aile bağlarını Nakiye Hanım ve Beyza Alca gibi isimler üzerinden takip eden Bozbağ, 2021 yılından bu yana mirasçılık belgelerini tamamlamak için yoğun bir çaba sarf etti. Ankara’daki Osmanlı arşivlerinde yaptığı incelemelerde, Limandağ’daki 8,5 dönümlük araziden Karabağ Adası’na kadar uzanan geniş bir mülkiyet listesine ulaştı. Ancak tapu bilgilerine ulaşmanın zorluğu ve vakıfların mazbut ilan edilmiş olması, sürecin en büyük engelleri arasında yer alıyor. Bozbağ, özellikle Kasımpaşa’dan Edirnekapı’ya kadar uzanan bölgedeki vakıf arazileri için de hukuki yolları zorlamaya devam ediyor.

Vakıflar ve mirasçılık düğümü

Hukuki süreçte en büyük zorluğu Vakıflar Müdürlüğü ile yaşanan bürokratik engeller oluşturuyor. Desterecizade Vakfı’nın soyunun tükendiği gerekçesiyle mazbut ilan edilmesine itiraz eden Bozbağ, kendisinin bu vakfın 8. kuşak torunu olduğunu kanıtlayarak miras haklarını geri almayı hedefliyor. Mahkemelerin, mirasçılık belgesi olmadan vakıf davalarına bakmaması nedeniyle süreci iki aşamalı yürüten Bozbağ, şu anda Kocaeli ve İstanbul’daki mahkemelerde Melek Mehmed Paşa ve eşi Ayşe Hanım için mirasçılık davalarını takip ediyor. Taşınmazların Çeşme’de bulunması nedeniyle davaların farklı şehirlerde görülmesinin hem kendisini hem de hakimleri zorladığını belirten Bozbağ, çözüm için uzlaşmaya da kapı aralıyor.

Gelecekteki hukuki sorunları önleme çağrısı

Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, sadece kendi haklarını değil, bölgedeki mülkiyet karmaşasını da çözmeyi amaçladığını vurguluyor. Şu anda ormanlık veya çalılık olarak görünen arazilerin gelecekte konut projelerine açılması durumunda büyük hukuki sorunlar yaşanabileceğini belirten Bozbağ, devletle ortak bir noktada buluşmaya hazır olduğunu ifade ediyor. Devletin taşınmazların tamamını iade etmemesi durumunda bedel ödenmesi veya kısmi iade gibi alternatif çözümlere açık olduğunu belirten Bozbağ, dedelerinden kalan bu mirası hukuki yollarla tescil ettirmenin en büyük arzusu olduğunu dile getiriyor. 43 mirasçısı bulunan Nakiye Hanım’a ait davaların tamamlanması, diğer vakıf ve arsa davaları için de emsal teşkil etmesi bekleniyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız