Konya'da bir iş hanındaki küçük atölyesinde mesleğini icra eden 71 yaşındaki Mahmut Sami Özcan, yarım asrı aşan tecrübesiyle unutulmaya yüz tutmuş bir zanaatı yaşatıyor. Babasından devraldığı mesleği 1969 yılından bu yana büyük bir titizlikle sürdüren Özcan, günümüzde vaktinin tamamını Kur'an-ı Kerim ciltleme ve onarma işlerine ayırıyor.

Zanaatın püf noktası sabır
Özcan, ciltçilik sanatının temelinde sabrın yattığını vurguluyor. Çocuk yaşta babasının yanında matbaalarda ve resmi dairelerin evrak ciltleme işlerinde çalışarak işin mutfağını öğrendiğini belirten Özcan, o dönemdeki zorlu koşulların kendisine işini sahiplenmeyi öğrettiğini anlatıyor. Tamiri imkansız gibi görünen eski eserleri onarmanın sabır gerektirdiğini söyleyen usta, bu süreci "hasta tedavi etmeye" benzetiyor.

Neden sadece Kur'an-ı Kerim
Birçok kişi yıpranmış kitapları atmayı tercih ederken, Özcan kutsal kitaplara gösterilen bu yaklaşımı kabul etmiyor. Yurt dışından dahi kendisine kitap gönderildiğini belirten Özcan, bu işi bir kazanç kapısından ziyade huzur kaynağı olarak görüyor. Maddi karşılığından öte, yıpranmış sayfaları yeniden bir araya getirmenin kendisine manevi bir tatmin sağladığını ifade ediyor.

Bu zanaatın geleceği ne olacak
Mahmut Sami Özcan, ilerleyen yaşına rağmen atölyesinde çalışmaya devam ediyor. Ancak bu ince işçiliğin yeni nesiller arasında yeterince ilgi görmemesi, geleneksel yöntemlerle yapılan ciltçiliğin geleceğini belirsiz kılıyor. Özcan, her gün Kur'an-ı Kerim sayfaları arasında huzur bulmaya devam ederken, bu sabır isteyen zanaatın son temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor.




