Yalova'da 26 Eylül 2025 tarihinde evinin penceresinden düşerek şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Güllü'nün ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, yargı sürecinin başlamasına sayılı günler kala yeni ve çarpıcı deliller ortaya çıktı. Kamuoyunun yakından takip ettiği ve 1 Ekim tarihinde ilk duruşması görülecek olan davada, taraflar arasındaki gerilimi gözler önüne seren ses kayıtları dava dosyasına eklendi. Olayın perde arkasında yaşananlar, aile içi çatışmalar ve cezaevinden yapılan gizemli telefon görüşmeleriyle bambaşka bir boyuta taşındı.

Babanın ağır iddiaları ve kızının çaresizliği
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, davanın kilit isimlerinden biri olan Arif Ulu, kızı Sultan Nur Ulu ve Tuğyan Ülkem Gülter'in kendisine Güllü'nün ölümüyle ilgili itiraflarda bulunduğunu öne sürdü. Baba Ulu, kızının kendisine doğrudan Biz attık baba şeklinde bir itirafta bulunduğunu iddia ederek, olayın arkasında iki dairelik bir maddi çıkar olduğunu savundu. Ancak davanın tek tanığı konumunda bulunan Sultan Nur Ulu, babasının kendisine yönelik bu suçlamalarını kesin bir dille reddederek, bunların tamamen iftiradan ibaret olduğunu belirtti.

Sultan Nur Ulu'nun yaşadığı paniği yansıtan bir başka ses kaydında ise, genç kadının bir arkadaşını arayarak yardım istediği duyuluyor. Görüşme sırasında oldukça endişeli olduğu gözlenen Sultan, babasının kendisine iftira attığını vurgulayarak, telefonunun açılmaması durumunda işlerin çok daha kötü yerlere gidebileceği yönünde uyarılarda bulunuyor. Arkadaşı ise bu diyalogda, babasının psikolojik durumunun bozuk olduğunu ve mahkemede bu yönde bir savunma stratejisi geliştirebileceklerini ifade ediyor.
Cezaevinden gelen şok edici telefon
Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Tuğyan Ülkem Gülter'in cezaevinden eski nişanlısı Kervan Eminoğlu'nu aradığı görüşme ise davanın en dikkat çekici anlarından birini oluşturuyor. Tuğyan'ın, babası Arif Ulu'nun kimlerle görüştüğünü öğrenmeye çalıştığı ve Eminoğlu'na sürekli olarak kimin dost kimin düşman olduğunu bilmediklerini söylediği kayıtlara yansıdı. Tuğyan'ın yaşadığı psikolojik baskıyı dile getirdiği bu görüşmede, Kervan Eminoğlu'nun verdiği yanıt ise tüm dengeleri değiştirecek cinsten oldu.
Eminoğlu, Tuğyan'a hitaben yaptığı konuşmada, saat 4.30'da tekrar arayacağını belirterek, eğer bir çıkış yolu bulamazsa tüm gerçekleri anlatacağını ifade etti. Bu tehditkar ve gizemli çıkış, mahkeme sürecinde tanıkların ve sanıkların birbirlerine karşı nasıl bir strateji izleyeceklerini merak konusu haline getirdi. Tasarlayarak yakın akrabayı öldürme suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanacak olan Tuğyan Ülkem Gülter'in durumu, 1 Ekim'deki duruşmada netlik kazanacak.
Dava sürecinde kritik viraj
Yaşanan bu gelişmeler, davanın sadece bir ölüm olayı değil, aynı zamanda aile içi hesaplaşmaların ve karmaşık ilişkilerin bir yansıması olduğunu gösteriyor. Mahkeme heyetinin, dosyaya giren bu ses kayıtlarını nasıl değerlendireceği ve tanıkların ifadelerindeki çelişkilerin nasıl çözüleceği merakla bekleniyor. Özellikle baba Arif Ulu'nun iddiaları ile kızı Sultan Nur Ulu'nun savunması arasındaki uçurum, davanın seyrini belirleyecek temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Hukuk çevreleri, 1 Ekim'de başlayacak olan duruşmanın, Güllü'nün ölümündeki sis perdesini aralamak için kritik bir dönemeç olacağı görüşünde birleşiyor.