Seksenler dizisinin sevilen oyuncusu Serhat Mustafa Kılıç'ın İstanbul'daki evinde kız arkadaşı tarafından cansız bulunması, sanat dünyasını yasa boğdu. 51 yaşında hayata veda eden başarılı oyuncunun ani ölümü üzerine başlatılan soruşturma kapsamında cenazesi, gerekli incelemelerin yapılması amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna nakledildi. Acı haberi alır almaz soluğu kurumun önünde alan isimlerden biri de, yıllarca omuz omuza çalıştığı yakın dostu Şoray Uzun oldu.

Dostlukla geçen on yılın ardından
Uzun, yaşadığı derin üzüntüyü sosyal medya hesabından yaptığı duygusal bir paylaşımla dile getirdi. Birlikte geçirdikleri on yılın her anının kıymetli olduğunu belirten oyuncu, Serhat Kılıç ile olan anılarını şu sözlerle yad etti: Ömrümüzün on yılını beraber geçirdik. Güldük, ağladık, kavga ettik, barıştık, sabahladık, uzun uzun dertleştik, uzun uzun sustuk. Şarkılar söyledik. Tabi sen çok daha güzel söyledin. Ben karşılıklı oynarken bazen seni seyrederken repliğimi unuttum. Huzur içinde uyu.

Adli Tıp önünde zor anlar
Dostuna son görevini yerine getirmek için Adli Tıp Kurumu'na gelen Şoray Uzun, burada basın mensuplarının sorularını yanıtlarken oldukça zor anlar yaşadı. Konuşmakta güçlük çeken Uzun, otopsi işlemlerinin tamamlandığını ve Kılıç'ın ailesinin Ankara'dan gelerek cenazeyi teslim alacağını belirtti. Evine yetişemediği için duyduğu üzüntüyü dile getiren Uzun, vedalaşmak adına orada bulunmanın kendisi için bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Etik değerlere vurgu yaptı
Yaşanan süreçte ortaya atılan asılsız iddialara ve bilgi kirliliğine de sert tepki gösteren Şoray Uzun, kamuoyunu daha duyarlı olmaya davet etti. Uzun, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: Bilgi kirliliği var, bu bilgileri paylaşmak, Serhat’ın ailesine de hatırasına da saygısızlık olur. Varsayımları gerçek gibi sunmak hiçbir etik değerle bağdaşmıyor. Tahminlerle ilgili yorumları bu kadar hoyratça paylaşmamak gerekiyor. Oyuncunun bu çıkışı, vefat eden bir sanatçının ardından gösterilmesi gereken hassasiyetin altını bir kez daha çizmiş oldu.