Havadis | Malatya | Akçadağ'dan Türkiye'nin dört bir yanına uzanan hayvancılık köprüsü

Akçadağ'dan Türkiye'nin dört bir yanına uzanan hayvancılık köprüsü

Malatya'nın Akçadağ ilçesinde kurulan modern tesis, yerli ve yabancı ırklarla gerçekleştirdiği damızlık düve üretimiyle ülke genelindeki çiftçilerin ihtiyaçlarını karşılarken, zorlu ekonomik koşullara rağmen üretimin sürekliliğini sağlıyor.

Malatya'nın Akçadağ ilçesinde kurulan modern tesis, yerli ve yabancı ırklarla gerçekleştirdiği damızlık düve üretimiyle ülke genelindeki çiftçilerin ihtiyaçlarını karşılarken, zorlu ekonomik koşullara rağmen üretimin sürekliliğini sağlıyor.

Akçadağ'dan Türkiye'nin dört bir yanına uzanan hayvancılık köprüsü
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Malatya'nın Akçadağ ilçesine bağlı Yağmurlu Mahallesi'nde yer alan bir işletme, 2016 yılından bu yana sürdürdüğü faaliyetleriyle Türkiye'nin hayvancılık sektörüne önemli bir ivme kazandırıyor. Beş dönümlük bir arazi üzerine kurulu olan bu tesis, sadece bölge ekonomisine değil, aynı zamanda ülkenin farklı noktalarındaki üreticilerin damızlık ihtiyacını karşılayarak ulusal çapta bir değer yaratıyor. İşletme sahibi Ali Yaşar tarafından yönetilen çiftlik, modern hayvancılık tekniklerini kullanarak hem et üretimine hem de damızlık düve yetiştiriciliğine odaklanıyor.

Beş yüz başlık kapasiteyle üretim gücü

Tesisin mevcut kapasitesi, hayvancılık sektöründeki çeşitliliği yansıtan bir yapıya sahip. Toplamda beş yüz baş hayvanın bulunduğu çiftlikte, iki yüz adet Angus ırkı ile üç yüz adet yerli ırk sığır bir arada yetiştiriliyor. Bu geniş yelpaze, işletmenin hem et verimliliği hem de adaptasyon yeteneği yüksek damızlıklar üretmesine olanak tanıyor. Özellikle gebe hale getirilen yaklaşık iki yüz damızlık düve, Türkiye'nin çeşitli illerindeki çiftliklere gönderilerek yerel üretimin güçlenmesine doğrudan katkı sağlıyor. Geriye kalan hayvanlar ise kurbanlık ve kasaplık olarak değerlendirilerek piyasadaki et arzına destek veriliyor.

Süt sığırcılığından et üretimine uzanan yolculuk

Ali Yaşar, işletmenin kuruluş hikayesini ve geçirdiği dönüşümü anlatırken, sektördeki değişen dinamiklere uyum sağladıklarını vurguluyor. Başlangıçta süt sığırcılığı üzerine yoğunlaşan tesis, zamanla pazarın ihtiyaçları doğrultusunda et üretimi ve damızlık yetiştiriciliği alanına yönelmiş durumda. Yaşar, yıllardır bu sektörün içinde olduklarını ve üretmenin bir zorunluluk olduğunu belirterek, emek yoğun bir süreçten geçtiklerini ifade ediyor. Üretim süreçlerinin her aşamasında büyük bir titizlikle çalıştıklarını belirten işletmeci, hayvancılığın sadece bir iş değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu dile getiriyor.

Artan maliyetlere rağmen üretim kararlılığı

Hayvancılık sektörünün karşı karşıya kaldığı en büyük zorluklardan biri olan girdi maliyetlerindeki artış, bu işletmeyi de yakından ilgilendiriyor. Geçen yıla oranla yem, mazot ve besi hayvanı alım fiyatlarında yaşanan ciddi yükselişler, üreticilerin üzerindeki baskıyı artırıyor. Et fiyatlarının girdi maliyetlerinin gerisinde kaldığı dönemlerde dahi pes etmediklerini belirten Ali Yaşar, geleceğe dair umutlarını koruduklarını ifade ediyor. Şartların ilerleyen süreçte daha iyi bir noktaya geleceğine inandıklarını belirten Yaşar, üretmekten başka bir yolları olmadığını vurgulayarak, tüm zorluklara rağmen faaliyetlerini aralıksız sürdürmeye kararlı olduklarını belirtiyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız