Akhisar, İzmir ile Manisa arasında yolu olan herkesin bildiği bir ilçe. Çoğu kişi için yol üzerinde bir durak. Ama Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse'ye göre bu tablo değişmeli. Köse, ilçenin elindeki zeytin, antik kent ve gastronomi gibi kozları doğru oynarsa bölgenin en cazip merkezlerinden biri olabileceğini düşünüyor. Ona göre asıl mesele, bu değerleri tek tek değil, bir bütün halinde hikayeleştirip anlatmak.
Şehrin hikayesi var ama kimse duymuyor
Köse, Akhisar'ın en büyük sorununun tanıtım eksikliği olduğunu söylüyor. Binlerce yıllık Thyateira Antik Kenti'ne ev sahipliği yapan bir ilçenin hikayesini anlatmayı başaramadığını belirtiyor. "Akhisar'ın anlatacak çok güçlü bir hikayesi var. Tarihi, tarımı, ticareti, zeytini, gastronomisi ve insan kaynağı bir araya geldiğinde ortaya çok değerli bir şehir profili çıkıyor" diyor. Ancak bu potansiyelin görünür olmadığını, ilçenin sadece üretim yapan bir yer olarak algılandığını ifade ediyor.
Zeytin sadece ürün değil, turizm aracı olmalı
Köse'nin üzerinde en çok durduğu konu zeytin ve zeytinyağı. Bunun sadece bir tarım ürünü olarak görülmemesi gerektiğini savunuyor. Zeytin hasadından yöresel yemeklere kadar her şeyin bir turizm deneyimine dönüştürülebileceğini anlatıyor. "Zeytin rotaları, gastronomi günleri, üretici ziyaretleri ve tadım etkinlikleri düzenlenebilir" diyor. Böylece hem üreticinin kazanacağını hem de ziyaretçinin ilçede daha fazla vakit geçireceğini belirtiyor.
Thyateira ve Ulu Camii birlikte düşünülmeli
Köse'ye göre tarihi miras da Akhisar'ın en büyük kozlarından. Thyateira Antik Kenti'nin ilçenin turizm vitrini olması gerektiğini söylüyor. Ama bununla yetinmiyor; Akhisar Ulu Camii'nin de bu tarihi dokunun parçası olduğunu vurguluyor. Bu yapıların birbirinden kopuk değil, bütüncül bir kültür rotası olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. "Antik dönemden Perslere, Roma ve Bizans'a, oradan Türk-İslam dönemine uzanan çok katmanlı bir tarihimiz var" diyor.
Dijital tanıtım ve ortak akıl şart
Köse'nin çözüm önerileri de net. Akhisar'ın tanıtımının tek bir kurumun işi olmadığını, herkesin aynı hedefe kilitlenmesi gerektiğini söylüyor. Belediye, kaymakamlık, odalar ve esnafın ortak bir 'Akhisar markası' oluşturması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca dijital dünyanın önemine dikkat çekiyor. Profesyonel fotoğraf ve video arşiviyle ilçenin sosyal medyada daha görünür olabileceğini, tematik rotaların dijital haritalarla desteklenebileceğini anlatıyor.