Manisa'nın Demirci ilçesinde yaşayan kadınlar, sonbaharın gelmesiyle birlikte rotalarını sarp dağ yamaçlarına çeviriyor. Bölgenin doğal bitki örtüsü içerisinde kendiliğinden yetişen ve yöre halkı için geleneksel bir değer taşıyan çitlembik, bugün modern sanayinin en kıymetli ham maddelerinden biri haline geldi. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte evlerinden çıkan kadınlar, zorlu arazi şartlarına rağmen imece usulüyle gerçekleştirdikleri hasatla hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem de bölgenin ekonomik potansiyelini ortaya çıkarıyor. Yılda yaklaşık 450 ton civarında toplanan bu ürün, titizlikle işlenerek Türkiye'nin dört bir yanındaki büyük şehirlere gönderiliyor.
Doğadan sanayiye uzanan zahmetli yolculuk
Demirci'nin yaklaşık 40 farklı mahallesinde yürütülen bu geleneksel hasat süreci, oldukça meşakkatli aşamalardan oluşuyor. Rahmanlar, Kulalar, Sevinçler, Esenyurt, Mezitler, Boyacık ve Kerpiçlik gibi kırsal bölgelerde yaşayan kadınlar, topladıkları çitlembikleri çuvallara doldurarak evlerine taşıyor. Ardından su dolu büyük kazanlarda yıkanan ürünler, yapraklarından ve istenmeyen parçalarından arındırılıyor. Güneşin altında kurutulan çitlembikler, nihai aşamada ilaç ve kozmetik firmalarının üretim tesislerine ulaştırılmak üzere hazır hale getiriliyor. Bu süreç, sadece bir toplama faaliyeti değil, aynı zamanda bölge kadınlarının dayanışma içinde yürüttüğü bir geçim kaynağı olma özelliği taşıyor.
Nesilden nesile aktarılan bir gelenek
Yıllardır bu topraklarda çitlembik toplayan 78 yaşındaki Zeynep Sönmez, çocukluk yıllarından beri süregelen bu geleneğin değişimini gözler önüne seriyor. Geçmişte sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamak için yağını çıkardıkları çitlembiğin, günümüzde ticari bir değere dönüşmesini büyük bir memnuniyetle karşılıyor. Sönmez, eskiden kendi mutfaklarında tükettikleri bu şifalı bitkinin, artık sanayinin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ve kırsal ekonomide önemli bir yer tuttuğunu belirtiyor. Kadınların dağlardan topladığı bu doğal ürün, sadece bir gelir kapısı değil, aynı zamanda bölgenin kültürel mirasının bir parçası olarak varlığını sürdürüyor.
Hem çerez hem de şifa kaynağı
Çitlembiğin kullanım alanları ise oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. Bir kısmı kavrularak çerez olarak tüketilen ürün, diğer yandan yağı çıkarılarak yemeklerde kullanılıyor. Özellikle astım, mide rahatsızlıkları ve hazımsızlık gibi sağlık sorunlarına iyi geldiğine inanılan çitlembik, yöre halkı tarafından şifa niyetine de tüketiliyor. Havana Sönmez, ürünün hem ekonomik değerine hem de sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekerek, kadınların bu sayede aile ekonomisine ciddi bir destek sağladığını vurguluyor. İstanbul, Ankara, Gaziantep ve Bursa gibi büyük merkezlerdeki firmalara gönderilen çitlembik, Manisa'nın kırsalından Türkiye'nin sanayi devlerine uzanan bereketli bir köprü kuruyor.