Mersin'in Erdemli ilçesinde yaşayan 21 yaşındaki Yasin Çelik, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde eğitimine devam ederken, pek çok yaşıtından oldukça farklı bir çalışma disiplini sergiliyor. Genç öğrenci, okul dönemleri dışında kalan zamanlarda ve tatillerinde, yaklaşık 20 yıldır mezarcılık yapan babası Bahri Çelik'in yanına giderek ona destek oluyor. Zorlu hava koşullarına ve fiziksel güce dayalı bu mesleği babasından öğrenen Yasin, hem aile geleneğini sürdürüyor hem de kendi okul harçlığını bizzat alın teriyle kazanmanın gururunu yaşıyor.

Baba mesleğine vefa ve destek
Alata Mahallesi'nde uzun yıllardır mezarcılık hizmeti veren 55 yaşındaki Bahri Çelik, mesleğinin toplum için vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Cenaze sahiplerinin en zor günlerinde yanlarında olduklarını belirten baba Çelik, mevsim şartları ne olursa olsun, yaz kış demeden bu hizmeti sürdürdüklerini ifade ediyor. Oğlunun hukuk gibi prestijli bir bölümde okumasına rağmen, mezarlıkta kendisiyle birlikte çalışmaktan çekinmemesi ve işin inceliklerini öğrenmeye istekli olması, baba Çelik için büyük bir mutluluk kaynağı oluşturuyor. Bahri Çelik, bu mesleğin gençler tarafından pek tercih edilmediğini, ancak hayatın bir gerçeği olarak her zaman birilerinin bu görevi üstlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Gençlerin uzak durduğu zorlu bir zanaat
Mezarcılık mesleğinin zamanla unutulmaya yüz tutmuş zanaatlar arasına girdiğini gözlemleyen Yasin Çelik, günümüz gençlerinin genellikle daha konforlu ve masa başı işlere yöneldiğini dile getiriyor. Kendisi için ise durum oldukça farklı; hukuk fakültesindeki teorik eğitiminin yanında, hayatın en gerçekçi yüzüyle mezarlıkta karşılaşıyor. Yasin, babasının yanında çalışmanın kendisine sadece maddi bir katkı sağlamadığını, aynı zamanda manevi bir sorumluluk bilinci kazandırdığını belirtiyor. Gelecekte hukukçu olarak mesleğini icra edecek olsa da, baba mesleği olan mezarcılığın temel prensiplerini ve zorluklarını öğrenmiş olmanın hayat tecrübesi açısından çok değerli olduğunu savunuyor.

Hayatın en gerçekçi yüzüyle tanışmak
Mezarlıkta geçirilen her saatin, insan hayatının geçiciliğine dair önemli bir ders niteliğinde olduğunu belirten Yasin Çelik, bu işi yaparken herhangi bir gocunma duymadığını aksine babasına yardımcı olmaktan büyük bir huzur duyduğunu ifade ediyor. Toplumun ihtiyaç duyduğu bu hizmeti yerine getirirken, aynı zamanda kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenen genç hukukçu, mezarcılığın sadece fiziksel bir iş değil, aynı zamanda sabır ve metanet gerektiren bir süreç olduğunu vurguluyor. Yasin'in bu özverili tutumu, hem çevresindekilere örnek oluyor hem de baba-oğul arasındaki bağı güçlendirerek, zorlu şartlar altında dahi eğitimin ve çalışmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

