Birleşmiş Milletler tarafından 2015 yılında ilan edilen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı, dünya genelinde daha adil ve eşit bir gelecek için temel bir rehber niteliği taşıyor. Bu küresel hedefler doğrultusunda Türkiye'deki yerel yönetimlerin performansını ölçen SKA Endeksi'nde Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin zirvede yer alması, kentin toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki kararlılığını tescilledi. Özellikle SKA 5 olarak tanımlanan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği başlığında sergilenen yüksek performans, belediyenin yıllardır sürdürdüğü sistematik çalışmaların bir sonucu olarak öne çıkıyor. Bu başarı, sadece kağıt üzerinde kalan bir hedef değil, aynı zamanda belediye bünyesindeki istihdam politikalarına da yansımış durumda. 2019 yılında yüzde 17 seviyesinde olan kadın personel oranı, bugün yüzde 27'ye yükselerek kurumsal yapıda daha dengeli bir temsilin önünü açtı.
Yerel Eşitlik Eylem Planı ile katılımcı yönetim anlayışı
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal bir kültür haline getirmek amacıyla Yerel Eşitlik Eylem Planı'nı temel bir araç olarak kullanıyor. Halihazırda ikinci planın uygulandığı süreçte, 2027 yılında hayata geçecek olan üçüncü planın hazırlıkları da büyük bir titizlikle yürütülüyor. Bu planlama süreçlerinin en dikkat çekici yanı ise katılımcı demokrasiye verilen önem. Planların oluşturulması aşamasında kadınların ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerine doğrudan başvuruluyor. Bu yaklaşımın bir yansıması olarak, 8 Mart 2026 tarihinde 110 farklı sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı çalıştay, kentin gelecekteki yol haritasının kadınlarla birlikte çizildiğini kanıtlıyor.
Ekonomik özgürlük için atölyelerden stantlara uzanan destek
Kadınların ekonomik hayata katılımı, Mersin'deki çalışmaların en somut ve etkili ayağını oluşturuyor. Evimiz Atölye projesi, bugüne kadar 49 farklı mahallede 2 bin 919 kadına ulaşarak onların kendi gelirlerini elde etmelerine olanak tanıdı. Üretici Kadın Stantları ise bu ekonomik hareketliliğin vitrini konumunda; bugüne kadar kurulan 26 bin 945 stant sayesinde kadınlar, ürettikleri ürünleri doğrudan tüketiciyle buluşturarak aracıları ortadan kaldırıyor. Kırsal bölgelerde ise Köyümüz Atölye modeli devreye giriyor. Bu modelle, yerel ürünlerin katma değerli hale getirilmesi ve kırsaldaki kadının üretim zincirindeki rolünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu, bu çalışmaların temelinde hak temelli bir yaklaşım yattığını belirterek, siyaset, din, dil veya ırk ayrımı gözetmeksizin her kadına ulaşmayı hedeflediklerini vurguluyor.
Toplumun her kesimine dokunan kapsayıcı projeler
Belediye sadece ekonomik destekle sınırlı kalmıyor; sosyal hayatta dezavantajlı konumda olan kadınlar ve çocuklar için de özel projeler geliştiriyor. Pazartesi günlerini halkla iletişime ayıran daire başkanlığı, ihtiyaçları doğrudan sahadan dinleyerek projelerini şekillendiriyor. Görme engelli kadınlar için düzenlenen kamplardan, otizmli çocuğu olan annelere yönelik sosyal desteklere kadar geniş bir yelpazede hizmet veriliyor. Bütçenin yüzde 70'inden fazlasının çocuklara ayrıldığı bu modelde, çocuk kampüsleri ve atölyeleri aracılığıyla yeni nesillerin yeteneklerini keşfetmesi sağlanıyor. Şerife Hasoğlu Dokucu, belediyenin tüm dairelerinin kadın ve çocuk odaklı bir bakış açısıyla hareket ettiğini belirterek, kendi işini kurmak isteyen kadınlara danışmanlık hizmeti vermekten, şehir merkezinde oyuncak satan bir kadına destek olmaya kadar her alanda rehberlik ettiklerini ifade ediyor. Bu bütüncül yaklaşım, Mersin'i kadınların hem ekonomik hem de sosyal anlamda daha özgür hissettiği bir kent haline getiriyor.