Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının geleceğini şekillendirecek olan temel stratejinin hayali beklentiler üzerine değil, somut gerçekler üzerine inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Ertuğruloğlu, adadaki mevcut tıkanıklığın aşılması noktasında ortaya atılan bazı diplomatik yaklaşımları rasyonel bulmadığını belirterek, Kıbrıs Türk halkının varlığının ancak egemen eşit iki devletin kabulü ve uluslararası statüsünün tesciliyle güvence altına alınabileceğini ifade etti.
Uluslararası aktörlerin taraflı tutumu
Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorunundaki çözümsüzlüğün temelinde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tek taraflı olarak destekleyen ve koruyan Birleşmiş Milletler ile Avrupa Birliği'nin taraflı yaklaşımlarının yattığını savundu. Bakan, muhatapların kim olduğunun ve mevcut haksız statükoyu hangi aktörlerin beslediğinin gayet açık olduğunu belirterek, uluslararası toplumun belirli bir çizgiye çekildiğini iddia etmenin diplomatik bir başarı değil, aksine gerçeklerden uzak bir hayalperestlik olduğunu dile getirdi. Sorunun kaynağı olan aktörlerden medet ummanın başarı getirmeyeceğini vurgulayan Ertuğruloğlu, kiminle muhatap olunduğunun bilinmesine rağmen bilinmiyormuş gibi davranmanın siyasi bir beceri olarak sunulmasını eleştirdi.
Diplomatik süreçte farklı yaklaşımlar
Bakan Ertuğruloğlu'nun bu açıklamaları, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından işaret edilen yedi başlık üzerindeki değerlendirmelerine bir yanıt niteliği taşıyor. Erhürman, katıldığı bir yayında Kıbrıs sorunundaki tıkanıklığın aşılması adına doğru bir diplomatik hatta girildiğini belirterek, yedi başlığın tamamında ilerlemeye hazır olduklarını ifade etmişti. Erhürman, süreçten umutlu olduğunu belirterek, yeni geçiş noktalarının açılması, ara bölgedeki mayınların temizlenmesi, düzensiz göçle mücadele, doğal afetlerde ortak müdahale, gençlerin ortak spor faaliyetleri, karma evliliklerden doğan çocukların AB vatandaşlığı sorunları ve sivil toplum mekanizması gibi konularda uzlaşıya açık olduklarını belirtmişti.
Gerçekçi bir gelecek vizyonu
Ertuğruloğlu ise bu tür teknik başlıkların ötesinde, meselenin özüne odaklanılması gerektiğini savunuyor. Bakan, muhatapların sadece Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olmadığını, onları şımartan BM ve AB'nin de sürecin bir parçası olduğunu hatırlatarak, bu aktörlerin niyetlerinin doğru analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. Kıbrıs Türk halkının egemen haklarının korunmasının, ancak gerçekçi bir zemin üzerinde kararlı bir duruş sergilenmesiyle mümkün olabileceğini belirten Ertuğruloğlu, diplomatik başarı hikayeleri yazma çabalarının rasyonel gerçeklerle örtüşmesi gerektiğinin altını çizdi. Bakanın bu sert ve net duruşu, KKTC'nin dış politika vizyonunun temel taşlarını oluşturan egemen eşitlik ilkesinin, her türlü müzakere sürecinin ön koşulu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.