Mersin’in Anamur ilçesi Güngören Mahallesi’nde, yaklaşık 200 yıldır doğanın gücüyle çalışan bir su değirmeni var. Toros Dağları’ndan gelen kar sularının gücünden faydalanan bu yapı, modern fabrikaların aksine tamamen geleneksel yöntemlerle mısır öğütmeye devam ediyor.
Dededen miras kalan çarklar dönmeye devam ediyor:
Mahallede yaşayan Onur Çınar, ailesinden devraldığı bu kültürel mirası tek başına ayakta tutuyor. Çocukluğu bu değirmende geçen Çınar, sadece mısır öğütmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgenin ortak hafızasını korumak için mücadele ediyor. Teknolojinin hızlı dünyasında, suyun sesiyle dönen taşlar, Anadolu’nun eski üretim alışkanlıklarını genç kuşaklara göstermek adına önemli bir köprü kuruyor.
Sosyal hayatın merkeziydi şimdi ise bir veda bekliyor:
Güngören Muhtarı Murat Tere, geçmişte köyde üç değirmen olduğunu ve buraların sadece üretim değil, insanların çay içip sohbet ettiği birer buluşma noktası olduğunu anlatıyor. Ancak bölgedeki göç ve genç nüfusun azalması, tarımsal faaliyetleri kısıtladığı gibi değirmenlerin geleceğini de zora sokuyor. Bugün ayakta kalan son iki değirmen, sadece birer taş yığını değil, köyün geçmişine dair kalan en canlı tanıklar olarak varlıklarını sürdürüyor.