Niğde'de 2026-2027 Adli Yılı, hukuk camiasının katılımıyla gerçekleştirilen resmi törenle başladı. Atatürk Anıtı'na çelenk sunulmasıyla başlayan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Niğde Barosu Başkanı Av. Emin Alper Öztürk'ün yaptığı kapsamlı değerlendirmelerle devam etti. Öztürk, yeni dönemin hukuk, demokrasi ve insan hakları açısından verimli geçmesini dilerken, yargıya olan güvenin artması ve adaletin en hızlı şekilde tesis edilmesi temennisinde bulundu.
Adaletin tesisi için savunmanın gücü
Konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anan Öztürk, avukatların sadece bir meslek grubunun temsilcisi değil, adil yargılamanın ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlattı. Savunma hakkının, vatandaşların hak arama özgürlüğünün en temel güvencesi olduğunu belirten Baro Başkanı, avukatların faaliyetlerine getirilen her türlü sınırlamanın, aslında doğrudan vatandaşın adalet arayışını zayıflattığını ifade etti. Yargının şeffaf ve bağımsız bir zeminde işlemesi gerektiğini savunan Öztürk, adil yargılanma hakkının tam anlamıyla hayata geçirilmesi için mesleki kısıtlamaların bir an önce kaldırılması gerektiğini vurguladı.
Toplumsal haklar ve baroların sorumluluğu
Baroların yalnızca mesleki sorunlarla ilgilenen yapılar olmadığını belirten Öztürk, temel hak ve özgürlüklerin korunmasında da aktif bir mücadele yürüttüklerini dile getirdi. Kadın, çocuk ve hayvan hakları gibi toplumsal hassasiyet taşıyan konularda baroların duruşunun net olduğunu ifade eden Öztürk, liyakat, kanun önünde eşitlik ve yargı bağımsızlığı gibi ilkelerin tavizsiz savunucusu olacaklarını belirtti. Ayrıca hukukun üstünlüğünün korunması noktasında Anayasa Mahkemesi kararlarına uygun hareket edilmesinin önemine dikkat çeken Baro Başkanı, adaletin geciktirilmeden tecelli etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Genç avukatlar ve mesleki iyileştirme talepleri
Niğde Barosu Başkanı Öztürk, konuşmasının son bölümünde avukatlık mesleğinin karşı karşıya olduğu ekonomik ve yapısal sorunlara çözüm önerileri sundu. Hukuk fakültelerine girişteki başarı sıralaması şartının kademeli olarak 50 bine çekilmesi gerektiğini belirten Öztürk, özellikle mesleğe yeni başlayan avukatlar için Bağ-Kur prim muafiyeti ve sosyal hakların güvence altına alınması çağrısında bulundu. Stajyer avukatların hakim ve savcı yardımcıları gibi devlet tarafından ücretlendirilmesi gerektiğini savunan Öztürk, önleyici avukatlık modelinin yaygınlaştırılması ve kamu avukatları ile sigortalı çalışan avukatların özlük haklarının iyileştirilmesi taleplerini yineledi. Öztürk, bu düzenlemelerin sadece avukatlar için değil, vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmak adına da kritik bir öneme sahip olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.