Havadis | Osmaniye | Osmaniye'de mısır hasadında dolu engeli: Çiftçinin gözü kulağı açıklanacak fiyatta

Osmaniye'de mısır hasadında dolu engeli: Çiftçinin gözü kulağı açıklanacak fiyatta

Türkiye'nin mısır üretim merkezlerinden Osmaniye'de hasat dönemi başladı. Dolu felaketinin vurduğu tarlalarda verim kaybı yaşansa da üreticiler umudunu koruyor; ancak çiftçiler tüccara karşı devletten acil fiyat beklentisi içinde.

Türkiye'nin mısır üretim merkezlerinden Osmaniye'de hasat dönemi başladı. Dolu felaketinin vurduğu tarlalarda verim kaybı yaşansa da üreticiler umudunu koruyor; ancak çiftçiler tüccara karşı devletten acil fiyat beklentisi içinde.

Osmaniye'de mısır hasadında dolu engeli: Çiftçinin gözü kulağı açıklanacak fiyatta
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Türkiye'nin tarımsal üretim haritasında mısır denince akla gelen önemli merkezlerden biri olan Osmaniye'de, tarlalar altın sarısı ürünlerle doldu. Ülke genelindeki mısır üretim sıralamasında yedinci basamakta yer alan kentte, 2026 yılı hasat sezonu resmen başladı. Bu yıl 349 bin dekar gibi geniş bir alanda gerçekleştirilen ekim faaliyetleri sonucunda, yaklaşık 400 bin tonluk bir rekolte hedefleniyor. Ancak bu bereketli beklentinin gölgesinde, üreticiler sezon boyunca karşılaştıkları zorlu doğa olaylarının izlerini taşıyor.

Doğa ile mücadele ve verim kaybı

Sakarcalık köyünde 80 dönümlük arazisinde mısır yetiştiren 72 yaşındaki tecrübeli çiftçi Vasfi Koca, çocukluğundan bu yana toprağa bağlı bir yaşam sürdüğünü belirtiyor. Koca'nın tarlası, sezonun en kritik dönemlerinden birinde dolu felaketine maruz kaldı. Dolunun vurduğu mısır bitkileri, uzun süre kendilerini toparlamak için adeta bir yaşam mücadelesi verdi. Koca, bu süreci atlatabilmek adına tarlasına fazladan gübre takviyesi yaparak bitkilerin gelişimini desteklemek zorunda kaldığını ifade ediyor. Yaşanan bu olumsuz hava koşulları, genel verim beklentisinde bir düşüşe neden olsa da, üreticiler ürünün mevcut durumunun yine de yüz güldürücü olduğunu dile getiriyor.

Çiftçinin tüccar endişesi ve fiyat beklentisi

Üretim sürecindeki zorlukların yanı sıra, çiftçilerin en büyük gündem maddesini ise ürünün piyasa değeri oluşturuyor. Vasfi Koca, devletin bir an önce taban fiyat açıklaması yapması gerektiğini vurgulayarak, aksi takdirde üreticinin tüccarın insafına terk edildiğini belirtiyor. Şu an piyasada mısırın kilogram fiyatının 13 lira civarında seyrettiğini ifade eden Koca, bu rakamın maliyetleri karşılamaktan uzak olduğunu ve önümüzdeki yıl ekim yapma şevkini kırdığını savunuyor. Çiftçinin beklentisi ise en az 17 lira seviyesinde bir fiyatın belirlenmesi yönünde.

Dışa bağımlılıktan kurtulmanın yolu destekten geçiyor

Vasfi Koca, sadece mısırla sınırlı kalmayıp buğday ve soya fasulyesi gibi farklı ürünlerle de toprağı işlediğini belirtiyor. Türkiye'nin endüstriyel mısır ihtiyacının yüksek olduğunu ancak yerli üretimin desteklenmesi durumunda dışa bağımlılığın azaltılabileceğini savunuyor. Koca'ya göre, Türk çiftçisi yeterli kazancı elde edebildiği ve masraflarının karşılandığı bir ortamda, ekim alanlarını çok daha geniş seviyelere taşıyabilir. Bu durumun hem çiftçinin kalkınmasına hem de dövizin yurt içinde kalmasına katkı sağlayacağını belirten Koca, devletin tarım politikalarındaki desteğinin hayati önem taşıdığını hatırlatıyor. Toprakla iç içe geçen bir ömrün sonunda, üreticinin tek isteği ise alın terinin karşılığını alabileceği adil bir piyasa düzeni.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız