Rize'de yaşayan 32 yaşındaki Hasan Gültepe, büyük bir hevesle 2024 yılının Mart ayında yetkili bayiden sıfır kilometre olarak teslim aldığı Chery TIGGO 8 Pro marka aracında yaşadığı teknik sorunlar nedeniyle zor günler geçiriyor. Henüz iki yılını doldurmamış ve 50 bin kilometredeki aracında peş peşe ortaya çıkan kusurlar, otomobilin üretim kalitesine dair ciddi soru işaretleri yaratırken, Gültepe'nin değişim ve değer kaybı talepleri karşısında muhatap bulamaması süreci daha da karmaşık bir hale getiriyor. Aracın kaputunda başlayan boya atmaları ve kabarmalarla başlayan süreç, servisin derinlemesine incelemeleriyle birlikte çok daha vahim bir tabloyu gözler önüne serdi.
Onarım süreci gizli kusurları ortaya çıkardı
Aracını kaputundaki boya sorunları nedeniyle servise götüren Gültepe, burada yapılan detaylı incelemeler sonucunda aracın sadece dış boyasında değil, yapısal bölümlerinde de ciddi sorunlar olduğunu öğrendi. Tavan döşemelerinin sökülmesiyle birlikte tavan sacında paslanmalar ve çürümeler tespit edilirken, aynı durumun bagaj tabanında da mevcut olduğu servis kayıtlarına geçti. Ayrıca aracın sunroof fitilindeki açıklık nedeniyle içeriye su aldığı da resmi olarak doğrulandı. Servis, bu kusurları boyama ve parça değişimi gibi yüzeysel onarımlarla gidermeye çalışsa da, sıfır bir araçta bu denli kapsamlı paslanma ve çürüme görülmesi, aracın üretim aşamasındaki kalite kontrol süreçlerine dair ciddi şüpheleri beraberinde getirdi.
Değer kaybı ve değişim talepleri yanıtsız kaldı
Yaşanan tüm bu teknik aksaklıkların ardından Hasan Gültepe, aracın ayıplı mal statüsünde olduğunu belirterek birebir değişim talep etti. Ancak hem bayilik hem de genel merkez nezdinde yaptığı girişimlerden olumlu bir yanıt alamadı. Gültepe, aracın mevcut durumu nedeniyle ikinci el piyasasında 400 ila 500 bin lira arasında bir değer kaybına uğradığını vurgulayarak, bu zararın karşılanması gerektiğini ifade ediyor. Gün içerisinde onlarca kez genel merkezi aradığını ancak her seferinde geri dönüş yapılacağı söylenerek geçiştirildiğini belirten mağdur sürücü, yetkili bir muhatap bulamamaktan yakınıyor. Servis tarafından hazırlanan belgelerde kusurların dış etken kaynaklı olmadığı açıkça belirtilmesine rağmen, firmanın sorumluluk almaktan kaçınması süreci çıkmaza sokuyor.
Güven duygusu tamamen sarsıldı
Sıfır kilometre bir araçta bu kadar kısa sürede bu denli ciddi yapısal sorunlarla karşılaşmanın, markaya olan güvenini tamamen yok ettiğini belirten Gültepe, artık aracını kullanırken kendini güvende hissetmediğini dile getiriyor. Henüz 50 bin kilometredeki bir otomobilin bu kadar çok noktadan paslanma ve su sızdırma gibi kronik sorunlar göstermesi, kullanıcıyı sürekli yeni bir arıza korkusuyla baş başa bırakıyor. Başka hangi bölgelerde gizli çürümeler olabileceği endişesini taşıyan sürücü, yetkililerin sessizliğini bozarak mağduriyetinin giderilmesini bekliyor. Gültepe, sadece onarımın yeterli olmadığını, aracın değer kaybının telafi edilmesi veya ayıplı ürünün yenisiyle değiştirilmesi gerektiğini savunarak, yasal haklarını sonuna kadar kullanacağını belirtiyor.