Sağlık sisteminin en görünmez ama en hayatı kahramanları hemşireler, hayatlarını insanlara şifa bulmaya adıyor. 14 yaşında adım attığı meslekte 25 yılını dolduran Sıdıka Karabıyık, Türkiye’nin farklı şehirlerinde binlerce hastanın iyileşme sürecine tanıklık etti.
Mesleğin zorlukları ve fedakarlıklar
Sıdıka Karabıyık, mesleğin sadece bir iş değil, büyük bir sabır ve merhamet sınavı olduğunu söylüyor. Özellikle doğum servislerinde geçen yıllarında, yenidoğan bebeklerin ilk nefeslerine ve annelerin en zor anlarına şahitlik yaptı. Kendi hayatındaki sıkıntılar ne olursa olsun, üniformasını giydiği an tüm dertlerini kapının dışında bırakmayı öğrendiğini anlatıyor.
Hastayla kurulan gönül bağı
Karabıyık için hemşirelik, sadece tıbbi müdahale yapmaktan ibaret değil. Yıllar önce Kastamonu’da bakımını üstlendiği felçli bir hastanın saçını okşadığı anı hâlâ unutamıyor. O anın, hastalarla kurulan duygusal bağın ne kadar kıymetli olduğunu gösterdiğini vurguluyor. Bugün ise hâlâ o dönemde tedavi ettiği çocukların büyüyüp evlendiğini ve kendisini arayıp sorduklarını belirtiyor.
Gençlere çağrı
Hemşirelik sürekli yenilenmeyi gerektiren bir alan olduğu için Karabıyık, meslektaşlarına daima eğitimlerini güncel tutmalarını öneriyor. Bu mesleği sadece geçim kaynağı olarak değil, severek yapmanın öneminin altını çiziyor. Türkiye’nin mesleğini hakkıyla icra eden, şefkatli genç hemşirelere ihtiyacı olduğunu dile getiriyor.