İlerleyen yaşla birlikte kalp kapakçıklarında yaşanan yıpranmalar, eski usul cerrahi müdahalelere ihtiyaç duymadan tedavi edilebiliyor. Gelişen teknoloji sayesinde doktorlar, göğüs kafesini açmak yerine kasık veya kol damarlarından girerek kalbe ulaşıyor.

Ameliyatsız yöntemlerin sağladığı kolaylıklar
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Yücel Karabay, TAVİ ve mandallama gibi yöntemlerle hastaların büyük bir kısmının genel anesteziye bile gerek kalmadan tedavi edildiğini belirtiyor. Kasık bölgesinden yapılan sadece 1 santimetrelik küçük bir kesi ile kalp kapaklarına müdahale ediliyor. Bu sayede hastalar yoğun bakımda sadece bir gün kaldıktan sonra, ikinci veya üçüncü gün evlerine dönebiliyor.

Nefes darlığını hafife almayın
Kalp kapağı hastalıklarının en yaygın belirtisi efor sarf ederken gelen nefes darlığıdır. Merdiven çıkarken zorlanma, göğüste baskı hissi veya çarpıntı yaşayanların mutlaka bir kardiyoloji uzmanına görünmesi gerekiyor. Özellikle 40 yaşından sonra düzenli kontroller, hastalığın erken evrede yakalanmasını sağlıyor. Uzmanlar, ağız ve diş sağlığına dikkat etmenin ve dengeli beslenmenin kalp kapaklarını korumak için kritik olduğunu vurguluyor.

Peki, bu yöntem herkes için uygun mu? Doğuştan gelen rahatsızlıklarda cerrahi müdahale gerekebilse de, yaşa bağlı dejenerasyonlarda girişimsel yöntemler hastaya büyük konfor sağlıyor. Bundan sonraki süreçte, teknoloji geliştikçe cerrahi müdahalelerin yerini tamamen bu tür hızlı iyileşme imkanı sunan yöntemlerin alması bekleniyor.