Yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala, okul çağındaki çocukların bağışıklık sistemini korumak ve onları hastalıklardan uzak tutmak ebeveynlerin en büyük gündem maddesi haline geldi. Özellikle anaokulu ve ilköğretim seviyesindeki çocukların evdeki korunaklı ortamlarından çıkıp, çok sayıda öğrencinin bir arada bulunduğu sosyal alanlara geçiş yapması, bulaşıcı hastalık riskini de beraberinde getiriyor. Ancak uzmanlar, bu süreçte çocukların sağlığını korumak adına atılan adımların bazen kaş yaparken göz çıkarma noktasına gelebildiği konusunda aileleri uyarıyor.

Doğal Dengeyi Bozmamak Esas Olmalı
Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Dilek Orbatu, sağlıklı bir çocuğun bağışıklık sistemini yapay yollarla artırmaya çalışmak yerine, mevcut fizyolojik dengesini korumanın çok daha kritik olduğunu ifade ediyor. Prof. Dr. Orbatu, çocukların okul ortamında ortak materyalleri kullanmasıyla artan hastalık riskine karşı, ailelerin panikleyerek gereksiz takviye edici gıdalara, vitaminlere ve hatta bilinçsiz antibiyotik kullanımına yönelmesinin büyük bir hata olduğunu belirtiyor. Uzman hekime göre, sağlıklı bir çocuğun bağışıklığını güçlendirmek için dışarıdan müdahale etmek yerine, vücudun kendi doğal işleyişini desteklemek en doğru yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Beslenme ve Hijyenin Sarsılmaz Gücü
Çocukların hastalıklardan korunmasında en etkili yöntemin Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Ulusal Çocuk Sağlığı Aşılama Programı'na harfiyen uymak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Orbatu, yeterli ve dengeli beslenmenin bağışıklık sisteminin temel taşı olduğunu hatırlatıyor. Protein, karbonhidrat ve esansiyel yağ asitlerini içeren dengeli bir beslenme düzenine sahip çocukların, ekstra vitamin veya mineral takviyesine ihtiyaç duymadığını belirten Orbatu, hijyen alışkanlıklarının da bu süreçte hayati önem taşıdığını ifade ediyor. Çocuklara mutlaka el yıkama alışkanlığı kazandırılması gerektiğini belirten uzmanlar, su ve sabunla yapılan 20 saniyelik bir temizliğin en etkili koruma yöntemi olduğunu, dezenfektanların ise yalnızca suya ulaşılamayan durumlarda tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca okul ortamında kişisel eşyaların paylaşılmaması ve öksürürken hijyen kurallarına dikkat edilmesi, bulaş riskini minimize eden temel unsurlar arasında yer alıyor.
Uyku Düzeni ve Bilimsel Gerçekler
Çocuk sağlığında sıkça göz ardı edilen ancak büyüme hormonu salgılanması açısından kritik bir öneme sahip olan uyku düzeni, Prof. Dr. Orbatu tarafından özellikle vurgulanıyor. Hafta içi geç saatlere kadar ekran başında vakit geçiren çocukların yaşadığı uyku açığının hafta sonu telafi edilemeyeceğini belirten uzmanlar, uyku borcunun ertelenemez bir sağlık sorunu olduğunu hatırlatıyor. Öte yandan, ailelerin sıklıkla başvurduğu D vitamini, çinko ve probiyotik takviyeleri konusunda da bilimsel veriler net bir tablo çiziyor. Prof. Dr. Orbatu, çocukta herhangi bir eksiklik veya yetmezlik saptanmadığı sürece, bu tür takviyelerin solunum yolu enfeksiyonlarından koruduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmadığını, 2025 yılında yapılan geniş kapsamlı çalışmaların da bu durumu desteklediğini belirtiyor. Son olarak, sık tekrarlayan enfeksiyonlar, büyüme geriliği veya sürekli hastaneye yatış gerektiren durumların, immün yetmezlik açısından mutlaka uzman hekimler tarafından detaylıca incelenmesi gerektiği uyarısında bulunuluyor.