Batı müziği hegemonyasına Sakarya'dan nota cevabı: Yapay zeka artık Türk müziği besteliyor

Sakarya Üniversitesi'nde geliştirilen Makam Besteci AI, Türk müziğinin 164 makamını ve 87 usulünü dijital dünyaya taşıyarak geleneksel ezgilerimizi yapay zeka ile yeniden yorumluyor. 2027 yılında ücretsiz olarak erişime açılması hedeflenen bu yerli yazılım, kültürel mirasımızı teknolojiyle harmanlayarak müzik dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Batı müziği hegemonyasına Sakarya'dan nota cevabı: Yapay zeka artık Türk müziği besteliyor

Dünya genelinde müzik teknolojileri üzerine geliştirilen yapay zeka araçlarının neredeyse tamamı Batı müziği teorileri ve veri setleri üzerine inşa edilmiş durumda. Bu durum, Türk müziğinin kendine has ses sisteminin ve makam yapısının dijital dünyada yeterince temsil edilememesine yol açıyordu. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Devlet Konservatuvarı bünyesinde başlatılan bir çalışma, bu kültürel boşluğu doldurmak amacıyla yola çıkarak yerli bir çözüm üretti. Doç. Dr. Mahir Mak danışmanlığında yüksek lisans öğrencisi Emin Şükrü Demir tarafından geliştirilen Makam Besteci AI adlı uygulama, Türk müziğinin zenginliğini yapay zeka algoritmalarıyla birleştirerek dijital bir platforma taşıyor.

Kültürel mirası dijital kodlara dönüştürmek

Projenin temelinde, geleneksel Türk müziğinin derinliğini modern bilgisayar teknolojileriyle buluşturma arzusu yatıyor. Geliştiriciler, dünya üzerindeki kültürel hegemonya karşısında Türk müziğinin köklü yapısını korumak ve gelecek nesillere aktarmak için kapsamlı bir veri seti oluşturdu. Prof. Dr. İbrahim Karaosmanoğlu tarafından hazırlanan ve 3 bin esere ulaşan geniş kapsamlı veri setinden beslenen yapay zeka, Türk sanat müziği ve halk müziği eserlerini analiz ederek öğrenme sürecini tamamlıyor. Bu sayede sistem, 164 farklı makam ve 87 usulde özgün eserler üretebilecek kapasiteye ulaştı. Üretilen bu eserler sadece işitsel olarak değil, aynı zamanda nota çıktısı alınabilecek şekilde de kullanıcılara sunulabiliyor.

Eğitimden üretime çok yönlü bir teknoloji

Uygulamanın sadece bir beste aracı olarak kalmaması, aynı zamanda müzik eğitimi ve ses kayıt teknolojileri alanında da devrim niteliğinde bir yardımcı olması hedefleniyor. Doç. Dr. Mahir Mak, projenin çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu vurgulayarak, yazılımın hem akademik çalışmalarda hem de profesyonel müzik üretiminde kullanılabilecek farklı arayüzlere sahip olduğunu belirtiyor. Öğrencilerin makamları daha iyi kavraması, müzisyenlerin yeni besteler üzerinde denemeler yapması veya ses kayıt süreçlerinde ihtiyaç duyulan altyapıların oluşturulması gibi pek çok farklı alanda bu yapay zeka uygulaması aktif bir rol üstlenecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle düzenlenen çalıştaylarda da büyük ilgi gören proje, Türk müziğinin dijitalleşme sürecindeki en önemli adımlardan biri olarak görülüyor.

2027'de herkesin erişimine açılacak

Projenin en dikkat çekici yanlarından biri ise erişilebilirlik hedefi. Geliştiriciler, bu teknolojinin sadece belirli bir kesime değil, müziğe ilgi duyan herkese ulaşmasını amaçlıyor. Bu doğrultuda, uygulamanın bilgisayar, tablet ve akıllı telefonlar üzerinden tamamen ücretsiz olarak kullanıma sunulması planlanıyor. 2027 yılında halkın kullanımına açılması hedeflenen Makam Besteci AI, Türk müziğine özgü enstrümanların tınılarını da yapay zeka ile simüle ederek, kullanıcıların kendi düzenlemelerini yapmalarına olanak tanıyacak. Böylece, geleneksel müzik kültürümüz, teknolojinin sunduğu imkanlarla evrensel bir boyuta taşınırken, aynı zamanda dijital çağın gerekliliklerine uygun bir şekilde korunmuş olacak.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız