Dijital dünyada çocukların güvenliğini sağlamak amacıyla hazırlanan ve sosyal medya kullanımında köklü değişiklikler getiren yeni yönetmelik, 1 Kasım Pazar günü itibarıyla resmen yürürlüğe giriyor. 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya platformlarına erişimini kısıtlayan ve yaş doğrulama süreçlerini zorunlu kılan bu düzenleme, hem aileler hem de platform sağlayıcıları için yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sezercan Bektaş, bu yasal değişikliğin sadece bir kısıtlama değil, aynı zamanda çocukların dijital dünyadaki üstün yararını korumaya yönelik kapsamlı bir güvenlik kalkanı olduğunu belirtiyor. Düzenlemenin etkili olabilmesi için ise ebeveynlerin süreci yakından takip etmesi ve bilinçli bir denetim mekanizması kurması büyük önem taşıyor.
Yaş sınırına göre ayrıştırılmış dijital hizmet
1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe giren ve 5651 sayılı kanuna eklenen maddelerle yasal zemine oturtulan bu düzenleme, Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle detaylandırıldı. Yeni sistemde 15 yaşın altındaki bireylerin sosyal ağ sağlayıcılarından hizmet alması tamamen yasaklanırken, 15 ile 18 yaş arasındaki gençler için ise ayrıştırılmış bir hizmet modeli devreye alınıyor. Bu model, gençlerin yetişkinlerle etkileşimini engelleyen, akış sayfalarının bulunmadığı ve sadece belirli kişilerle mesajlaşmaya izin veren daha güvenli ve kısıtlı bir yapıyı içeriyor. Yaş tespiti süreci ise tamamen e-Devlet üzerinden yürütülecek. Kullanıcılar, sosyal medya hesaplarına giriş yaparken en az bir kez e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması yapacak ve sistem, kullanıcının yaşını otomatik olarak tespit ederek ilgili kısıtlamaları uygulayacak.
Ebeveynlerin sorumluluğu ve e-Devlet güvenliği
Düzenlemenin en kritik noktalarından birini ebeveynlerin dijital okuryazarlığı ve çocuklarının internet kullanımına yönelik denetimleri oluşturuyor. Doç. Dr. Sezercan Bektaş, anne ve babalara e-Devlet şifrelerini çocuklarıyla paylaşmamaları konusunda hayati bir uyarıda bulunuyor. Eğer bir çocuk, e-Devlet şifresini kullanarak yaşını 18 yaşın üzerinde gösterirse, yasal düzenlemenin tüm amacı boşa çıkmış oluyor ve çocuk korunmasız bir dijital ortamla baş başa kalıyor. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarıyla sosyal medya kullanımı hakkında açık bir iletişim kurmaları, onların dijital ayak izlerini takip etmeleri ve platformların sunduğu ebeveyn denetim araçlarını aktif olarak kullanmaları gerekiyor. Yönetmelik, sosyal ağ sağlayıcılarına da ebeveynleri destekleyecek denetim araçlarını sunma yükümlülüğü getiriyor; bu araçların 1 Kasım sonrasında platformların internet sitelerinde duyurulması zorunlu tutuluyor.
Dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olun
Yeni düzenlemenin getirdiği yaş doğrulama süreci, kötü niyetli kişiler için de yeni bir istismar alanı yaratma potansiyeli taşıyor. Doç. Dr. Bektaş, vatandaşları özellikle e-Devlet üzerinden onay yapılması gerektiği bahanesiyle gönderilen sahte mesajlara karşı uyarıyor. Dolandırıcıların, sosyal medya hesaplarının onaylanması gerektiğini iddia ederek kullanıcıları sahte bağlantılara yönlendirebileceğini belirten uzmanlar, resmi kanallar dışındaki hiçbir talebe itibar edilmemesi gerektiğini vurguluyor. 31 Mart 2027 tarihine kadar tüm sosyal medya kullanıcılarının yaş bilgilerini e-Devlet üzerinden teyit etme zorunluluğu bulunuyor. Bu uzun geçiş sürecinde, vatandaşların dijital güvenliklerini korumak adına yalnızca resmi kurumların yönlendirmelerini takip etmeleri ve kişisel verilerini paylaşırken son derece temkinli olmaları, sürecin sağlıklı bir şekilde tamamlanması için elzem görünüyor.